Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, savaşı kaybetmemeyi başarmış olsa da, barışı kazanmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun diplomatik hatalarından ders almalı. Netanyahu, Gazze savaşında aktif müzakere yürütmeyerek uluslararası desteği kaybetti ve barış sürecini baltaladı. Zelenski ise Kiev’in askeri direncini korurken, ateşkes ve barış anlaşması için müzakereleri bizzat yönetmeli; aksi takdirde Rusya’ya stratejik avantaj sağlayacak bir ‘kötü barış’a razı olmak zorunda kalabilir. Uzmanlar, Ukrayna liderinin Batı’nın yorgunluk sinyalleri karşısında proaktif bir tutum benimsemesi gerektiğini vurguluyor.
Netanyahu’nun Diplomasi Hataları ve Ukrayna’ya Dersler
Netanyahu, 7 Ekim saldırıları sonrası Gazze’de başlattığı askeri operasyonlarda, ABD ve Avrupa’nın ateşkes çağrılarına rağmen müzakere masasından uzak durdu. Bu tutum, İsrail’in uluslararası kamuoyundaki imajını zedeledi; Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı soykırım davası ve BM’deki oylamalarda İsrail’in yalnızlaşması bunun somut örnekleri oldu. Oysa aynı dönemde Zelenski, Rusya’nın işgaline karşı Batı’nın askeri ve mali desteğini büyük ölçüde seferber etmeyi başardı. Ancak 2024’ün başından itibaren ABD Kongresi’ndeki yardım paketi krizleri ve Avrupa’da savaş yorgunluğu, Kiev’in elini zayıflatıyor.
Ukrayna’nın mevcut durumu, Netanyahu’nun ‘kazanma garantisi olmayan askeri strateji’ tuzağına düşmemesini gerektiriyor. Zelenski, askeri başarıları diplomatik kazanıma dönüştürmeli. Örneğin, 2023 yazındaki karşı taarruzda Rus savunma hatlarını yaramamasına rağmen, Karadeniz’deki deniz insansız hava araçlarıyla Rus filosunu vurmayı başardı. Bu tür taktik başarılar, müzakere masasında el güçlendirici kozlar olarak kullanılabilir. Netanyahu ise Hamas’ı tamamen yok etme hedefinde ısrar ederken, rehinelerin kurtarılması ve ateşkes için yapıcı adımlar atmadı; bu da İsrail’i uluslararası baskı altına soktu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Müzakere Dinamikleri
Ukrayna-Rusya savaşında Çin, Hindistan ve Brezilya gibi küresel güçler arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor. Zelenski, bu ülkelerin Rusya’ya uygulanan yaptırımlara katılmama politikasını kendi lehine çevirmek için diplomasi yürütmelidir. Netanyahu’nun Mısır ve Katar aracılığıyla yürüttüğü dolaylı müzakerelerin başarısızlığı, Ukrayna için bir uyarı niteliği taşıyor. Aktif müzakere, yalnızca askeri dengeyi değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve insani yardım koridorları gibi konularda taviz koparmayı da sağlar. Kiev’in NATO üyeliği konusundaki beklentileri gerçekçi olmalıdır; Netanyahu’nun Filistin devletini reddeden tutumu gibi katı pozisyonlar, uzun vadede yalnızlığa yol açar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna’daki savaşın seyri, Türkiye’nin Karadeniz güvenliği ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceği açısından kritik. Zelenski’nin proaktif diplomasisi, Ankara’nın arabuluculuk rolünü yeniden canlandırabilir. Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile dengeli ilişkilerini korurken, Ukrayna’nın müzakere masasına oturması halinde ekonomik çıkarlarını (Karadeniz ticareti) güvence altına alabilir. Netanyahu’nun Gazze politikası Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinde gerginlik yarattı; Zelenski’nin benzer bir ‘diplomasi zaafı’na düşmesi, bölgesel istikrarı ve Türkiye’nin enerji-ulaşım koridorları projelerini olumsuz etkileyebilir.