Güney Kore, Kuzey Kore'nin artan insansız hava aracı (İHA) tehdidine karşı 2025 yılına kadar 500 bin 'drone savaşçısı' yetiştirme planını açıkladı. Savunma Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, bu kapsamda pilot, mühendis ve drone operatörü adaylarına yönelik kapsamlı bir eğitim programı başlatılacak. Program, sivil ve askeri personeli içerecek şekilde tasarlanırken, eğitimlerin üniversiteler ve özel sektörle işbirliği içinde yürütülmesi hedefleniyor. Karar, Ukrayna ve Orta Doğu'daki çatışmalarda drone kullanımının etkinliğinin görülmesi ve Kuzey Kore'nin son dönemde drone kabiliyetlerini artırması sonrası alındı.
Gelişmenin arka planı
Güney Kore Savunma Bakanlığı, bu hafta yaptığı açıklamada, 'drone savaşçısı' yetiştirme programının ülkenin hava savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Program kapsamında, temel drone kullanımından ileri düzey taktik ve saldırı drone operasyonlarına kadar çeşitli eğitim modülleri sunulacak. Bakanlık, eğitimlerin 2025 yılı sonuna kadar tamamlanmasını ve mezunların yedek kuvvetlerde görev almasını planlıyor. Bu girişim, Kuzey Kore'nin 2022 yılı sonunda Güney Kore hava sahasına gönderdiği ve Seul çevresinde uçuş yapan beş drone olayına doğrudan bir yanıt olarak görülüyor. Güney Kore ordusu, o dönemde bu drroları düşürmeyi başaramamış ve hava savunma sistemlerindeki zafiyet eleştirilere neden olmuştu.
Kuzey Kore ise son aylarda drone teknolojisine yaptığı yatırımları hızlandırdı. Geçtiğimiz ay Pyongyang, yeni bir keşif drone'u tanıtmış ve bu droneların savaşta kullanılmaya hazır olduğunu duyurmuştu. Uzmanlar, Kuzey Kore'nin Rusya'dan teknoloji transferi yoluyla drone kabiliyetlerini geliştirdiğini ve Ukrayna savaşında Rusya'nın kullandığı İran yapımı Şahid dronelarına benzer sistemler üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu durum, Kore Yarımadası'nda bir drone yarışını tetiklemiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Kore'nin bu hamlesi, sadece Kore Yarımadası'nı değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dengelerini de etkiliyor. Japonya ve ABD, Güney Kore'nin drone programına destek verirken, üç ülke arasında insansız hava araçları konusunda ortak tatbikatlar düzenlenmesi gündemde. Öte yandan, Çin'in Kore Yarımadası'ndaki istikrarsızlıktan endişe duyduğu ve bu gelişmeyi yakından takip ettiği bildiriliyor. Ukrayna savaşı, droneların savaş alanındaki dönüştürücü rolünü açıkça ortaya koyarken, Güney Kore de bu dersleri kendi savunma stratejisine entegre ediyor. Orta Doğu'da ise İsrail-Hamas çatışmasında drone kullanımı, yeni nesil savaş taktiklerinin önemini bir kez daha gösterdi.
Uzmanlara göre, Güney Kore'nin 'drone savaşçısı' programı, sivil-asker işbirliği modeliyle dikkat çekiyor. Program kapsamında eğitilecek 500 bin kişinin büyük bölümü sivil vatandaşlardan oluşacak. Bu, Güney Kore'nin zorunlu askerlik sistemine alternatif bir insan kaynağı yaratma çabası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, programın savunma sanayisinde drone üretimini teşvik etmesi ve yeni iş imkanları yaratması bekleniyor. Güney Kore, küresel drone pazarında önemli bir oyuncu haline gelmeyi hedeflerken, bu girişim aynı zamanda ülkenin teknoloji ihracatını da artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'nin drone savaşçısı programı, Türkiye'nin savunma sanayisi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Bayraktar TB2 ve ANKA gibi yerli drone sistemleriyle bu alanda önemli bir başarı yakalamış ve ihracatını artırmıştır. Ancak Güney Kore'nin geniş kitleleri eğiterek havuz oluşturma stratejisi, Türkiye'nin insan kaynağı planlaması için değerlendirilebilir. Kore Yarımadası'ndaki gelişmeler, Türkiye'nin yakından izlediği bir bölge olsa da, doğrudan Türk dış politikasına yansıması sınırlıdır. Ancak küresel drone pazarında rekabetin artması, Türkiye'nin ihracat stratejilerini etkileyebilir. Ayrıca, NATO müttefiki olarak Türkiye, Güney Kore-ABD-Japonya işbirliğini denge unsuru olarak görebilir.