Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın son iki günde düzenlediği saldırılarda en az 70 kişinin ölmesinin ardından ABD'yi Ukrayna'ya yardım etme konusunda isteksiz davranmakla suçladı. Ülkenin doğusundaki Kramatorsk kentine düzenlenen ve en az 35 kişinin ölümüne yol açan bombalı saldırının ardından Zelenski, Washington'a yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Saldırı, Ukrayna'nın savaşın başından bu yana yaşadığı en ölümcül günlerden birini yaşamasına neden oldu.
Saldırıların bilançosu ve Zelenski'nin tepkisi
Rusya'nın Perşembe günü Kramatorsk'a düzenlediği ve bir apartman binasını hedef alan bombalı saldırıda en az 35 sivil hayatını kaybetti. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları çıkarmak için saatlerce çalıştı. Bu saldırının ardından ülke genelinde devam eden Rus füze ve İHA saldırılarıyla iki günlük can kaybı 70'in üzerine çıktı. Ukrayna yetkilileri, saldırıların sivil altyapıyı ve yerleşim yerlerini hedef aldığını belirterek uluslararası toplumu daha fazla destek vermeye çağırdı.
Zelenski, akşam saatlerinde yaptığı video mesajında, "ABD'nin tutumu utanç verici. Dünyanın en güçlü ülkesi, Ukrayna'nın savunmasına yeterli destek vermiyor. Bu sadece Ukrayna için değil, tüm özgür dünya için bir tehdit" ifadelerini kullandı. Zelenski, özellikle hava savunma sistemleri ve uzun menzilli silahlar konusunda Batı'dan verilen sözlerin tutulmadığını vurguladı. Ukrayna lideri, ABD Kongresi'nde bekleyen yardım paketinin bir an önce onaylanması gerektiğini söyledi.
ABD'den yanıt gecikmedi
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Ukrayna'ya yönelik desteğin sürdüğü ancak yardım paketinin Kongre'deki siyasi tıkanıklık nedeniyle askıya alındığı belirtildi. ABD yönetimi, Cumhuriyetçi Parti'nin bazı üyelerinin yardımı engellediğini ve bunun Ukrayna'nın savunma kapasitesini olumsuz etkilediğini kaydetti. Ancak Zelenski'nin suçlamaları, Washington ile Kiev arasındaki gerilimin arttığını gösteriyor.
Rusya ise saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu savunurken, Ukrayna ve Batılı ülkeler bunu reddediyor. Birleşmiş Milletler, sivil kayıplardan endişe duyduğunu açıkladı ve taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımların gündemde olduğunu duyurdu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Rusya-Ukrayna savaşı, 2022'de başlamasından bu yana en yoğun çatışma dönemlerinden birini yaşıyor. Kramatorsk saldırısı, cephe hattının doğusunda Rus ilerleyişinin sürdüğünü gösteriyor. Ukrayna, Batı'dan daha fazla silah ve mühimmat talep ederken, ABD ve Avrupa'daki siyasi dalgalanmalar Kiev'in elini zayıflatıyor. Özellikle ABD'deki başkanlık seçimi öncesi yardım paketinin akıbeti belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, Rusya'nın kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırıları artırabileceğini ve Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını belirtiyor. NATO ülkeleri, Ukrayna'ya destek konusunda birlik mesajı vermeye çalışsa da Macaristan gibi bazı üyeler açıkça itiraz ediyor. Çin ve diğer küresel aktörlerin tutumu ise savaşın seyrini etkileyebilir.
Bu gelişmeler, uluslararası güvenlik mimarisinde derin bir kırılganlığa işaret ediyor. Rusya'nın askeri hedeflerine ulaşmak için sivil kayıpları göze alması, Batı'nın caydırıcılık kapasitesini sorgulatıyor. ABD'nin iç siyasi tartışmaları, küresel liderlik rolünü zayıflatırken, Avrupa'nın savunma bağımsızlığı arayışları hız kazanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek her iki tarafla da diyaloğunu sürdürüyor. Ancak savaşın uzaması, Karadeniz'deki güvenlik risklerini artırıyor ve Türkiye'nin enerji ve tahıl koridoru gibi kritik çıkarlarını tehdit ediyor. Zelenski'nin ABD'yi suçlaması, Batı ittifakı içindeki çatlakları gözler önüne sererken, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor. Montrö Boşlukları'nın uygulanması ve bölgesel istikrar açısından Türkiye, taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Savaşın seyri, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı ve jeopolitik konumunu doğrudan etkiliyor.