Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde yeniden başlayan çatışmalar, ülkenin komşularıyla olan zaten gergin olan ilişkilerini daha da kötüleştiriyor. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasındaki savaş, 2022’deki ateşkese rağmen tekrar alevlendi. BM verilerine göre, çatışmalar nedeniyle yüz binlerce kişi yerinden edildi ve insani kriz derinleşiyor. Etiyopya’nın kuzey komşuları Eritre, Sudan ve güneydeki Kenya, gelişmeleri yakından izliyor. Eritre, federal hükümeti desteklerken, Sudan ve Kenya arabuluculuk çağrısı yapıyor. Bölgesel bir müdahale olasılığı, Afrika Boynuzu’nda yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabilir.
Gelişmenin Arka Planı: Çatışmanın Kökenleri ve Güncel Durum
Tigray çatışması, 2020’de TPLF’nin federal hükümete karşı ayaklanmasıyla başladı. Kasım 2020’de Başbakan Abiy Ahmed’in askeri operasyon başlatmasıyla savaş hızla yayıldı. Eritre askerleri, federal güçlerin yanında savaşa katıldı. 2022’de imzalanan Pretoria Anlaşması ile ateşkes sağlansa da, silahlı gruplar arasındaki gerginlik devam etti. 2024 başlarında TPLF’nin yeniden silahlanmaya başladığı ve federal hükümetin kontrolü kaybettiği bölgeler olduğu bildirildi. Son haftalarda Tigray’ın batısındaki Zalambessa ve Shiraro kasabalarında yoğun çatışmalar yaşanıyor. Etiyopya ordusu, TPLF mevzilerine hava saldırıları düzenliyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, her iki tarafın da sivil kayıplara yol açan ihlallerde bulunduğunu raporladı.
Etiyopya hükümeti, Tigray’daki operasyonların “terörle mücadele” kapsamında olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası gözlemciler, çatışmanın etnik temelli bir boyut kazandığını ve bölgeye insani yardımların ulaşmasının engellendiğini belirtiyor. Dünya Gıda Programı (WFP), Tigray’da 2 milyondan fazla insanın acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Çatışma, Etiyopya’nın ekonomisini de vurdu; enflasyon %30’un üzerinde ve dış borç yükü artıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Komşuların Tutumu ve Müdahale Olasılığı
Etiyopya’nın komşuları, Tigray savaşında farklı pozisyonlar alıyor. Eritre, 2020’den bu yana federal hükümete askeri destek veriyor ve Tigray sınırında asker bulunduruyor. Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki, TPLF’yi kendi rejimi için tehdit olarak görüyor. Sudan, Tigraylı mültecilere kapılarını açtı ancak sınır bölgesinde güvenlik endişeleri yaşıyor. Sudan ordusu, El Fashaga sınır bölgesinde Etiyopya ile toprak anlaşmazlığı yaşıyor. Kenya ise Doğu Afrika Topluluğu (EAC) aracılığıyla arabuluculuk yapmayı önerdi. Ancak Etiyopya, dış müdahaleyi reddediyor.
Bölgesel bir müdahale, Afrika Boynuzu’nda vekalet savaşlarına yol açabilir. Mısır ve Sudan, Etiyopya’nın Rönesans Barajı (GERD) projesi nedeniyle zaten gergin. Tigray savaşı, bu gerilimi daha da artırabilir. ABD ve AB, taraflara ateşkes çağrısı yapıyor ve insani yardım koridorlarının açılmasını istiyor. Çin ve Rusya ise Etiyopya hükümetine silah satışı yaparak etkisini artırıyor. BM Güvenlik Konseyi’nde Tigray konusunda henüz bir yaptırım kararı alınmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tigray’daki istikrarsızlık, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Etiyopya’nın en büyük yatırımcılarından biri; Türk şirketleri inşaat, enerji ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Savaşın yayılması, bu yatırımları riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Somali ve Sudan’da da nüfuz sahibi; bölgesel bir çatışma, Türkiye’nin arabuluculuk rollerini zorlaştırabilir. İnsani krizin derinleşmesi, Türkiye’den yardım taleplerini artırabilir. Türkiye, hem Etiyopya hem de Sudan ile iyi ilişkilerini koruyarak dengeli bir politika izlemeli.