Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cuma günü Avrupa Birliği liderlerine hitaben yaptığı konuşmada, ülkesinin Rusya ile mücadelesini sürdürebilmesi için gelecek yıl 70 milyar euro (79 milyar dolar) ek finansman sağlanmasını istedi. Zelenski, savaşın gelecek yıl Ukrayna'ya maliyetinin 155 milyar euro olacağını belirterek, "En az 70 milyar euro daha size ihtiyacımız var - savunma için" dedi.
Savaşın ekonomik boyutu ve AB'nin rolü
Zelenski'nin bu talebi, Ukrayna'nın artan savaş maliyetleri ve Batı'nın askeri yardımlarındaki belirsizlik ortamında geldi. AB, daha önce Ukrayna'ya 2027'ye kadar 50 milyar euroluk bir yardım paketi taahhüt etmişti, ancak bu fonun büyük kısmı makro-finansal istikrar ve yeniden yapılanma için ayrılmıştı. Zelenski'nin şimdi talep ettiği ek 70 milyar euro, doğrudan savunma harcamalarına yönelik. Ukrayna'nın 2025 bütçesi, savaş nedeniyle büyük bir açık veriyor; ülke Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yaklaşık yüzde 20'sini savunmaya ayırıyor. AB ülkeleri ise kendi bütçe kısıtlamaları ve kamuoyu baskısıyla karşı karşıya. Özellikle Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler, Ukrayna'ya yapılan yardımlara şüpheyle yaklaşıyor. Ancak Zelenski'nin talebi, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Ukrayna'nın kritik rolünü vurguluyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya desteğin süreceğini ancak somut adımların üye ülkelerin onayına bağlı olduğunu belirtmişti.
Zelenski'nin konuşması, AB zirvesinde ele alınan diğer konularla da bağlantılı. AB liderleri, Ukrayna'ya yönelik askeri yardımların koordinasyonu ve Avrupa Savunma Ajansı aracılığıyla ortak tedarik mekanizmalarını tartışıyor. Ayrıca, dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilecek gelirlerin Ukrayna'ya aktarılması konusunda da görüşmeler sürüyor. AB Komisyonu, bu gelirlerin yıllık 3 milyar euro civarında olabileceğini tahmin ediyor. Ancak bu miktar, Zelenski'nin talep ettiği 70 milyar euroluk ek fonun yanında küçük kalıyor. Ukrayna'nın askeri ihtiyaçları arasında hava savunma sistemleri, mühimmat ve insansız hava araçları öne çıkıyor. Zelenski, son aylarda Batılı müttefiklerden Patriot sistemleri ve F-16 savaş uçakları gibi ileri teknoloji silahlar talep etmişti.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Ukrayna savaşı, Avrupa'nın güvenlik dengelerini derinden etkiliyor. NATO, doğu kanadını güçlendirmek için ek birlikler konuşlandırırken, AB ülkeleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünde bulundu. Ancak Zelenski'nin talebi, AB'nin ekonomik kapasitesi ve siyasi iradesi açısından sınav niteliğinde. AB'nin 2024 bütçesi, Ukrayna'ya 16 milyar euro civarında destek içeriyor; bu, talep edilen 70 milyar euroluk ek fonun oldukça altında. AB liderleri, Ukrayna'ya destek konusunda birlik mesajı vermeye çalışsa da, kamuoyundaki yorgunluk ve ekonomik zorluklar nedeniyle yeni kaynak yaratmak zor. Öte yandan, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken, Ukrayna'ya yönelik yardımların sürdürülebilirliği de tartışma konusu. Zelenski'nin AB'ye yönelik talebi, ABD'den gelecek desteğin belirsizliği karşısında Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiği mesajını da içeriyor.
Rusya cephesinde ise, Kremlin yetkilileri Batı'nın Ukrayna'ya silah yardımını kınayarak, bunun çatışmayı uzattığını ve NATO'yu savaşa daha fazla çektiğini savunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteğin "sonuçsuz" olduğunu ve Rusya'nın hedeflerine ulaşacağını söylemişti. Askeri uzmanlar, Ukrayna'nın 2025'te savunma hattını koruyabilmesi için sürekli ve öngörülebilir bir finansmana ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Zelenski'nin 70 milyar euroluk talebi, bu ihtiyacın somut bir yansıması.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'ya yönelik AB finansmanının artması, Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Boşlukları Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'deki gerilimi kontrol altında tutmaya çalışırken, Ukrayna'nın askeri kapasitesinin güçlenmesi, Rusya ile ilişkilerde hassas bir denge gerektiriyor. AB'nin Ukrayna'ya sağlayacağı ek fon, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu ve savunma sanayii iş birliklerini de etkileyebilir. Ayrıca, savaşın uzaması ve maliyetin artması, Türkiye'nin enerji ve tahıl koridoru gibi kritik konulardaki arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor. Türk ekonomisi açısından ise, AB'nin savunma harcamalarını artırması, Türk savunma sanayii ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir; ancak küresel kaynakların Ukrayna'ya yönlendirilmesi, diğer bölgesel kalkınma fonlarını sınırlayabilir.