İngiltere merkezli bir analiz, kilo kaybı için kullanılan GLP-1 reseptör agonistlerinin (Ozempic, Wegovy gibi) gıda harcamalarında yarattığı tasarrufun yalnızca yüksek gelirli bireyler için anlamlı olduğunu ortaya koydu. Buna göre, bu ilaçlara yılda yaklaşık 1.200 sterlin ödeyen kullanıcıların, gıda faturalarında sağlanan toplam tasarrufun ilaç maliyetini karşılayabilmesi için yıllık harcanabilir gelirlerinin yaklaşık 100.000 sterlin (yaklaşık 4,3 milyon TL) olması gerekiyor. Uzmanlar, bu durumun 'zayıf olmanın regresif vergisi' olarak nitelendirilebileceğini belirtiyor.
İlaç maliyetleri gıda tasarrufunu aşıyor
GLP-1 ilaçları, iştahı baskılayarak ve tokluk hissini artırarak kilo kaybına yardımcı oluyor. Ancak bu ilaçların yıllık maliyeti, ortalama bir kullanıcının gıda harcamalarındaki azalmadan elde edeceği tasarrufun çok üzerinde. Analiz, bu ilaçları kullanan bireylerin aylık gıda harcamalarının yaklaşık 100 sterlin azaldığını, ancak ilaç maliyetinin aylık 100 sterlin olduğunu gösteriyor. Bu da net bir tasarruf sağlamıyor.
Uzmanlar, kilo kaybı ilaçlarının yalnızca yüksek gelirli bireyler için ekonomik olarak mantıklı olduğunu, düşük gelirli bireylerin ise bu ilaçlara erişimde zorluk yaşadığını vurguluyor. 'Zayıflık vergisi' olarak adlandırılan bu durum, sağlık eşitsizliklerini derinleştiriyor. Özellikle obezite oranlarının yüksek olduğu toplumlarda, bu durumun halk sağlığı politikaları üzerinde önemli etkileri bulunuyor.
Küresel boyutu ve sağlık politikalarına yansıması
Bu analiz, sadece İngiltere için değil, benzer sağlık sistemlerine sahip ülkeler için de geçerli. ABD, Kanada ve Avrupa'nın birçok ülkesinde GLP-1 ilaçları yaygın olarak kullanılıyor. Ancak bu ilaçların yüksek maliyeti, birçok ülkede kamu sağlık sigortası kapsamında değil. Bu durum, kilo kaybı ilaçlarının yalnızca yüksek gelirli bireylerin erişebildiği bir lüks haline gelmesine neden oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi küresel bir salgın olarak tanımlıyor ve sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesini öneriyor. Ancak bu ilaçların pahalı olması, obeziteyle mücadelede eşitsizlikler yaratıyor. Uzmanlar, ilaçların fiyatlarının düşürülmesi ve sağlık sistemlerine entegre edilmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de obezite oranları OECD ortalamasının üzerinde. Sağlık Bakanlığı, obeziteyle mücadele programları yürütüyor. Ancak GLP-1 ilaçlarının Türkiye'deki fiyatları, döviz kuru ve vergiler nedeniyle daha da yüksek olabilir. Bu ilaçların SGK tarafından karşılanmaması, sadece yüksek gelirli bireylerin bu tedaviye erişebilmesi anlamına geliyor. Bu durum, sağlıkta fırsat eşitliği ilkesini zedeliyor. Türkiye'nin obeziteyle mücadele politikalarında, ilaç erişiminin yanı sıra beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden programlara ağırlık vermesi gerekiyor. Ayrıca ilaç fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi için düzenlemeler yapılması önemli.