Ukrayna'nın güneydoğusundaki Zaporijya kentinde cumartesi sabahı erken saatlerde Rus güçlerinin düzenlediği hava saldırısında en az 15 kişi hayatını kaybetti. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi, ölenler arasında üç çocuğun bulunduğunu açıkladı. Ukrayna Ulusal Polisi, saldırının “beş güdümlü hava bombası” ile yerleşim alanlarına yönelik gerçekleştirildiğini bildirdi. Saldırıda bir genç kız ve ailesinin de aralarında bulunduğu çok sayıda sivilin yaralandığı belirtildi.
Saldırının Arka Planı ve Ayrıntılar
Zaporijya, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı işgalden bu yana sık sık hedef alınan stratejik bir kent. Dinyeper Nehri kıyısında yer alan ve savaş öncesinde yaklaşık 700 bin nüfusa sahip olan kent, cephe hattına yakınlığı nedeniyle Rus füze ve hava saldırılarının odağında. Son saldırı, yerel halkın yoğun olarak yaşadığı bir mahallede meydana geldi. Ukraynalı yetkililer, Rus kuvvetlerinin sivil altyapıyı ve konutları kasıtlı olarak hedef aldığını vurguluyor.
Devlet Acil Durum Servisi ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için saatlerce çalıştı. Yaralılar arasında ağır yaralıların bulunduğu ve hastanelerde tedavi altına alındığı kaydedildi. Bölge valisi Oleksandr Starukh, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada saldırıyı kınayarak “Rusya, masum sivilleri öldürmeye devam ediyor” dedi. Uluslararası kuruluşlar ise saldırıyı doğrulamak için bölgeye erişim talebinde bulundu.
Zaporijya'ya yönelik saldırılar son haftalarda yoğunlaştı. Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki ilerleyişini yavaşlatmak ve moral bozmak amacıyla sivil yerleşimleri hedef almakla suçlanıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırının ardından yaptığı açıklamada “Bu terör saldırısı, Rusya'nın sivil halka yönelik acımasız politikasının bir parçasıdır” ifadelerini kullandı. Zelenski, uluslararası toplumu Rusya'ya karşı daha sert yaptırımlar uygulamaya çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zaporijya saldırısı, Rusya'nın Ukrayna'da sivillere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, son aylarda artan sivil kayıplardan endişe duyduğunu belirterek taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı. Avrupa Birliği ve NATO yetkilileri, saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Rusya'nın sivil halka yönelik bu vahşi saldırıları asla kabul edilemez” dedi.
Uzmanlar, Rusya'nın son dönemde enerji altyapısına ve sivil yerleşimlere yönelik saldırılarını artırmasının, Ukrayna'nın karşı taarruzunu yavaşlatma ve Batı'nın askeri yardımlarını caydırma amacı taşıdığını değerlendiriyor. Aynı zamanda bu saldırılar, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin yetersizliğini de ortaya koyuyor. Ukrayna, Batılı müttefiklerinden daha fazla hava savunma sistemi ve mühimmat talep ediyor. ABD ve İngiltere, son haftalarda Ukrayna'ya yeni silah paketleri açıkladı. Ancak uzmanlara göre, Ukrayna'nın hava savunma kapasitesini güçlendirmesi için daha fazla desteğe ihtiyacı var.
Saldırının zamanlaması da dikkat çekici. Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki Bakhmut ve çevresinde yoğun çatışmaların yaşandığı bir dönemde Zaporijya gibi nispeten uzak bir kenti hedef alarak cephe hattını genişletmeye ve Ukrayna kuvvetlerini bölmeye çalışıyor. Askeri analistler, Rusya'nın bu tür saldırılarla Ukrayna'nın lojistik ve moral gücünü kırmayı amaçladığını belirtiyor. Öte yandan, Ukrayna'nın son dönemde Rus işgalindeki bölgelerde düzenlediği sabotaj ve insansız hava aracı saldırıları, Rusya'nın sivillere yönelik misilleme saldırılarını artırmasının bir nedeni olarak görülüyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Zaporijya saldırısını savaş suçu olarak nitelendirdi ve bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. Rusya ise saldırıyı reddederek, Ukrayna'nın kendi halkını tehlikeye attığını iddia etti. Ancak sahadaki görgü tanıkları ve yerel yetkililer, saldırının doğrudan sivil yerleşimlere yönelik olduğunu doğruluyor. BM verilerine göre, savaş boyunca Ukrayna'da en az 10 bin sivil hayatını kaybetti, ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye, savaşın başından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekliyor ve insani yardım sağlıyor. Ankara ayrıca Rusya ve Ukrayna arasında arabuluculuk çabaları yürütüyor. Zaporijya saldırısı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırırken, bölgedeki insani durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zaporijya'ya düzenlenen saldırı, Türkiye'nin Ukrayna politikası açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, savaşın başından beri Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyerek Rusya ile denge politikası izliyor. Ancak sivillere yönelik artan saldırılar, Ankara'nın Rusya ile ilişkilerini zorluyor. Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve enerji koridorları açısından istikrarı önemsiyor. Saldırılar, bölgesel tırmanmayı artırarak Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını sekteye uğratabilir. Ayrıca, Ukrayna'dan gelecek olası bir göç dalgası ve tahıl koridoru gibi konularda Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları risk altında. Ankara, Batı ile Rusya arasında dengeyi korumaya çalışırken, insani trajediler uluslararası baskıları artırıyor.