Zambiya'da ana muhalefet partisi Yurtsever Cephe'nin (PF) genel sekreteri ve önde gelen milletvekili Brian Mundubile, hükümeti devirmeye teşebbüs etmek suçlamasıyla vatana ihanetle itham edildi. Lusaka'daki Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Mundubile'nin 23 Şubat 2025 tarihinde başkent Lusaka'daki yüksek güvenlikli Kartaca Hapishanesi'nde mahkemeye çıkarılacağı bildirildi. Suçlama, hükümetin anayasal düzenini zorla değiştirmeye yönelik bir komplo kurduğu iddiasına dayanıyor. Zanlı, geçtiğimiz haftalarda polisin kendisini gözaltına almak istemesi üzerine Birleşmiş Milletler (BM) yerleşkesine sığınmış, ancak daha sonra yetkililere teslim olmuştu. Bu gelişme, ülkede siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde yaşanıyor.
Mundubile hakkındaki suçlamalar ve yargı süreci
Brian Mundubile, aynı zamanda PF'nin parlamentodaki grup başkanvekili olarak görev yapıyor. Savcılık, Mundubile'nin 'anayasayı zorla devirme veya hükümeti yasa dışı yollarla değiştirme amacıyla komplo kurduğunu' öne sürüyor. Suçlama, ülkenin ceza kanununun 44. maddesi kapsamında değerlendiriliyor ve bu madde vatana ihanet suçları için ölüm cezası veya ömür boyu hapis öngörüyor. Ancak Zambiya'da ölüm cezası 2022'de kaldırılmıştı; şu an en ağır ceza ömür boyu hapis. Mundubile'nin avukatları, suçlamaların 'siyasi motivasyonlu' olduğunu ve müvekkillerinin masum olduğunu belirterek, yargılanmanın adil olmayacağını savunuyor.
Mundubile, 22 Ocak'ta polis tarafından ifade vermeye çağrılmış, ancak avukatları aracılığıyla bu çağrıyı reddetmişti. Bunun üzerine hakkında tutuklama emri çıkarılınca, BM yerleşkesine sığınmıştı. BM Zambiya Ofisi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Mundubile'nin güvenliği nedeniyle geçici olarak yerleşkede bulunduğunu, ancak kendisinin diplomatik dokunulmazlığının olmadığını ve Zambiya yasalarına tabi olduğunu duyurmuştu. Muhalefet partisi, bu süreci 'hükümetin baskısı ve hukuku araçsallaştırması' olarak nitelendirirken, hükümet ise suçlamaların 'hukukun üstünlüğünün gereği' olduğunu savunuyor.
Siyasi kriz ve bölgesel etkiler
Zambiya, Ağustos 2021'de yapılan seçimlerle Hakainde Hichilema'yı devlet başkanlığına getirmişti. Hichilema, uzun süredir ana muhalefet lideriydi; 2016 ve 2021 seçimlerinde de aday olmuş, ancak 2021'de Edgar Lungu'nun ardından iktidarı devralmıştı. Seçimlerin ardından Lungu'nun partisi PF, seçim sonuçlarına itiraz etmiş ancak başarısız olmuştu. O tarihten bu yana, PF üyeleri hakkında çok sayıda yolsuzluk ve yetki suiistimali soruşturması başlatıldı. Hükümet, bu soruşturmaların 'hesap verebilirlik' amacı taşıdığını söylerken, muhalefet bunun 'siyasi tasfiye' olduğunu öne sürüyor.
Mundubile'nin tutuklanması, Zambiya'daki siyasi atmosferi daha da gerginleştirdi. Ülkede gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve insan hakları aktivistleri, hükümetin muhalefete baskısını artırdığı eleştirilerini yapıyor. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Zambiya hükümetine 'muhalefet üyelerine yönelik taciz ve keyfi gözaltıları durdurma' çağrısında bulundu. Öte yandan, hükümetin bu tür suçlamaları, bölgede komşu ülkelerde de benzer siyasi krizlere yol açabiliyor; özellikle Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ülkelerinde seçim sonrası çatışmalar sıkça yaşanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zambiya'daki bu iç siyasi kriz, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmiyor. Ancak Türkiye, son yıllarda Afrika'nın güneyiyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştiriyor; Türk Hava Yolları, Lusaka'ya seferler düzenliyor ve Türk iş insanları madencilikten tarıma çeşitli sektörlerde yatırım yapıyor. Siyasi istikrar, bu tür yatırımların devamı için önem taşıyor. Türkiye'nin BM nezdinde arabulucu rolü üstlenmesi veya krizin tırmanmaması için bölgesel örgütlerle iş birliği yapması, Ankara'nın Afrika politikasının 'kazan-kazan' ilkesiyle uyumlu olabilir. Ayrıca, bu tür gelişmeler, Türkiye'nin dış politikasında Afrika'ya yönelik istikrar vurgusunu güçlendirmesi açısından bir örnek teşkil edebilir.