Zambiya'nın güneyinde, Çinli bir balıkçılık şirketinin faaliyetlerini genişletmesiyle yüzlerce balıkçı, zorla tahliye edildikleri adaya üç yılı aşkın süredir dönemiyor. Balıkçılar, evlerini ve geçim kaynaklarını kaybettiklerini, şiddete maruz kaldıklarını ve yetkililerden hiçbir destek görmediklerini söylüyor. Olay, Afrika'da artan Çin yatırımlarının yerel halk üzerindeki etkilerini bir kez daha gündeme getiriyor.
Olayın Arka Planı ve Balıkçıların İfadeleri
Zambiya'nın güneyinde, Kafue Nehri üzerindeki bir adada yaşayan yüzlerce balıkçı, 2020 yılında Çin merkezli bir balıkçılık şirketinin bölgede operasyonlarını genişletmesiyle evlerinden edildi. Balıkçılar, şirketin güvenlik güçleriyle işbirliği yaparak kendilerini zorla adadan çıkardığını, evlerinin yıkıldığını ve balık ağlarının ellerinden alındığını iddia ediyor. Üç yıldır adaya dönmelerine izin verilmiyor ve geçim kaynaklarından yoksun kalmış durumdalar.
Yerel kaynaklara göre, adada yaşayan topluluk onlarca yıldır balıkçılıkla geçiniyordu. Çinli şirketin bölgeye gelmesiyle birlikte, adanın çevresindeki balık stokları hızla azaldı. Şirketin endüstriyel ölçekli avlanma yöntemleri, geleneksel balıkçılığı sürdürülemez hale getirdi. Balıkçılar, şirketin kendilerine ya hiç tazminat ödemediğini ya da sembolik miktarlar teklif ettiğini belirtiyor.
Zambiya hükümeti konuyla ilgili sessizliğini korurken, yerel yönetim yetkilileri olayın araştırıldığını ancak somut bir adım atılmadığını söylüyor. Balıkçılar, Çinli şirketin hükümetle olan yakın ilişkileri nedeniyle şikayetlerinin dikkate alınmadığını düşünüyor.
Çin'ın Afrika'daki Yatırımları ve Yerel Etkiler
Çin, son yirmi yılda Afrika'da büyük altyapı ve doğal kaynak yatırımları gerçekleştirdi. Zambiya, bakır madenciliği başta olmak üzere Çin'in en büyük yatırım destinasyonlarından biri. Ancak bu yatırımlar, yerel toplulukların yerinden edilmesi, çevresel tahribat ve işçi hakları ihlalleri gibi sorunları da beraberinde getiriyor.
Benzer olaylar kıtanın farklı bölgelerinde de yaşanıyor. Mozambik'te kerestecilik, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde madencilik, Gana'da ise yasadışı balıkçılık faaliyetleri nedeniyle yerel halk mağdur oluyor. Çinli şirketler genellikle yerel yasaları ve çevre düzenlemelerini esneterek kâr maksimizasyonu sağlamakla eleştiriliyor.
Zambiya'da balıkçılık sektörü, ülkenin gıda güvenliği ve istihdamı açısından kritik öneme sahip. Kafue Nehri ve çevresindeki sulak alanlar, binlerce insanın geçim kaynağı. Endüstriyel balıkçılığın yaygınlaşması, küçük ölçekli balıkçıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu durum, bölgede gıda kıtlığı ve yoksulluğun artmasına yol açabilir.
Uluslararası kuruluşlar, Çin'ın Afrika'daki yatırımlarının daha şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini vurguluyor. Ancak birçok Afrika ülkesi, altyapı ve istihdam yaratma vaadiyle bu yatırımları kabul etmek zorunda kalıyor. Zambiya gibi borç yükü altındaki ülkeler, Çin'e olan bağımlılıklarını azaltmakta zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zambiya'daki bu olay, Çin'ın Afrika'daki ekonomik nüfuzunun yerel halk üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne seriyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da aktif bir dış politika izleyerek kıtadaki ekonomik ve diplomatik varlığını artırıyor. Türk iş insanları ve kurumları, Afrika'da Çin'e alternatif bir ortak olarak görülüyor. Ancak bu tür olaylar, Türkiye'nin Afrika'daki yatırımlarında yerel haklara ve çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini gösteriyor. Aksi halde Türkiye de benzer eleştirilerle karşılaşabilir. Ayrıca, Çin'ın Afrika'daki artan etkisi, küresel güç dengelerini değiştirirken Türkiye'nin bu denklemde kendi konumunu netleştirmesi önem taşıyor.