Avustralya Federal Parlamentosu’nda bağımsız milletvekili olarak görev yapan Zali Steggall’ın, aylardır süren gizli toplantıların ardından resmen bir siyasi parti kurmaya hazırlandığı iddia ediliyor. İklim değişikliği ve siyasi dürüstlük ekseninde şekillenen söz konusu oluşumun, ülkenin köklü iki partili sistemine meydan okuması bekleniyor. Steggall’ın kuracağı ve medyada ‘teal’ (turkuaz) olarak anılan partinin, özellikle çevre duyarlılığı yüksek, merkez sağ seçmeni cezbetmesi hedefleniyor. Gelişme, Başbakan Anthony Albanese’nin İşçi Partisi hükümeti ile Merkez Sağ Koalisyon arasındaki geleneksel rekabete yeni bir boyut kazandıracak.
Gizli Görüşmeler ve Olası İsimler
Guardian Australia’nın haberine göre, Steggall’ın gizli görüşmeleri arasında bir dönem bağımsız milletvekili olarak parlamentoda bulunan Allegra Spender ve Sophie Scamps ile eski senatör Nicolette Boele de yer alıyor. Kaynaklar, bu üç ismin de teal partisi fikrine sıcak baktığını ancak diğer bazı bağımsız parlamenterlerin böyle bir oluşuma kesin bir dille karşı çıktığını belirtiyor. Steggall, 2019 yılında iklim değişikliği politikaları nedeniyle Liberal Parti’den ayrılarak bağımsız aday olmuş ve Sidney’in zengin sahillerinden Warringah bölgesinden milletvekili seçilmişti. 2022 seçimlerinde ise benzer profildeki 20’den fazla bağımsız aday, iklim eylemi ve siyasi etik vaatleriyle parlamentoya girmeyi başarmıştı. Bu gruba ‘teal bağımsızlar’ adı verilmişti. Şimdi ise bu adımların bir siyasi partiye dönüşme ihtimali, Avustralya siyasetinde dalga etkisi yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avustralya’daki bu siyasi deprem, aslında küresel ölçekte yükselen popülist olmayan, çevreci merkez sağ hareketlerin bir yansıması olarak görülüyor. Teal bağımsızlar, özellikle genç seçmenler ve kentli orta sınıf arasında ciddi bir destek bulmuş durumda. Steggall’ın parti kurma girişimi, başarılı olursa Avustralya siyasetinde ilk kez bağımsız bir hareketin kurumsallaşması anlamına gelecek. Bu durum, 2025’te yapılması planlanan federal seçimler öncesinde İşçi Partisi ve Koalisyon için büyük bir tehdit oluşturabilir. Her iki ana akım parti de iklim politikalarında daha iddialı adımlar atmak zorunda kalabilir. Ayrıca bu tür bir oluşum, Birleşik Krallık’taki Liberal Demokratlar veya Almanya’daki Yeşiller’e benzer şekilde, iki partili sistemlerde denge unsuru olarak işlev görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya’daki bu siyasi gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel siyasette merkez sağın dönüşümüne işaret etmesi bakımından önemlidir. İklim değişikliğinin siyasi tercihleri şekillendirdiği bir dönemde, Türkiye’nin de bu eğilimleri dikkate alması gerekiyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde önemli potansiyele sahip Türkiye, çevre duyarlılığı yüksek bu tür hareketlerin yükselişini göz önünde bulundurarak enerji politikalarını gözden geçirebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Avustralya ile ticari ve diplomatik ilişkileri açısından bu gelişmenin kısa vadede bir etkisi beklenmemekle birlikte, Avustralya’da siyasi istikrarın korunması Ankara’nın çıkarına olacaktır.