Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Resolution Foundation’ın yayımladığı yeni bir araştırmaya göre, Z Kuşağı olarak adlandırılan 1997-2012 yılları arasında doğan bireyler, kariyerlerinin ilk yıllarında önceki kuşaklara kıyasla daha yüksek gelir elde ediyor. Araştırmaya göre, 24 yaşındaki Z Kuşağı çalışanları, aynı yaştaki Y Kuşağı (1981-1996 doğumlular) üyelerinden ortalama olarak daha fazla kazanıyor. Hatta bu maaş seviyesi, 1950'lerde doğanlardan bu yana en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Veriler, genç işçilerin reel ücretlerindeki artışın, özellikle de 2020 sonrası işgücü piyasasındaki sıkılaşma ve düşük işsizlik oranları sayesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu olumlu tablonun kalıcı olup olmayacağı konusunda uyarıyor; çünkü konut maliyetleri ve yaşam pahalılığı, Z Kuşağı'nın birikim yapmasını zorlaştırıyor.
Gelişmenin arka planı
Resolution Foundation'ın analizine göre, 1990'ların sonunda doğan bireyler, işgücü piyasasına 2010'lu yılların sonunda adım attıklarında, Brexit referandumu, COVID-19 salgını ve ardından gelen tedarik zinciri krizleri gibi zorluklarla karşılaştı. Ancak salgın sonrası dönemde, özellikle teknoloji, sağlık ve hizmet sektörlerinde yaşanan talep artışı, gençlerin iş bulma şansını artırdı. Ayrıca birçok şirketin uzaktan çalışmaya geçmesi, coğrafi kısıtlamaları ortadan kaldırarak genç yeteneklerin daha yüksek ücretli pozisyonlara erişimini kolaylaştırdı. Bununla birlikte, araştırmada Y Kuşağı'nın aynı yaşta daha düşük maaş almasının nedenleri arasında 2008 küresel finans krizinin etkileri gösteriliyor. 2008 krizi, Y Kuşağı'nın kariyer başlangıcını olumsuz etkilemiş, birçok genci işsiz bırakmış veya düşük ücretli pozisyonlara mecbur bırakmıştı. O dönemde yüksek işsizlik oranları, gençlerin pazarlık gücünü azaltmıştı.
Bölgesel ve küresel boyutu
Z Kuşağı'nın maaş avantajı yalnızca Birleşik Krallık'a özgü değil; benzer eğilimler ABD, Almanya ve Avustralya'da da gözlemleniyor. Küresel ölçekte, pandemi sonrası dönemde işgücü piyasalarında yaşanan daralma, genç çalışanların ücretlerini yukarı çekti. Örneğin ABD'de, 25 yaş altı işçilerin medyan haftalık kazançları 2020'den bu yana yüzde 12 arttı. Ancak bu olumlu tablonun gölgesinde, gençler arasında artan kira fiyatları, öğrenci borçları ve emeklilik birikimi eksikliği gibi yapısal sorunlar bulunuyor. Ekonomistler, Z Kuşağı'nın gelirlerinin bir kısmını tasarruf edemeden tüketime harcadığını, bu durumun uzun vadede ekonomik kırılganlık yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca yapay zeka ve otomasyon gibi teknolojik gelişmelerin, orta vadede bu kuşağın işlerini tehdit edebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir kuşaklar arası gelir farklılaşması gözlemleniyor. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri, genç işsizliğinin yüzde 20'lerde seyrettiği ülkede Z Kuşağı'nın da zorluk çekmesine neden oluyor. Ancak küresel teknoloji ve hizmet sektörlerindeki talep artışı, dijital becerilere sahip Türk gençleri için fırsatlar doğuruyor. Uzaktan çalışma imkanları ve freelance platformlar sayesinde, birçok genç Türk, uluslararası şirketlerde daha yüksek gelir elde edebiliyor. Yine de konut fiyatları ve kira artışları, gençlerin birikim yapmasını neredeyse imkansız kılıyor. Türkiye'nin bu küresel eğilimden tam anlamıyla faydalanabilmesi için eğitim sisteminin dijital becerilere ve esnek çalışma modellerine uyum sağlaması, aynı zamanda genç istihdamını artıracak yapısal reformlar hayata geçirmesi gerekiyor.