Bank of China tarafından hazırlanan yeni bir sektör raporuna göre, denizaşırı şirketlerin yüzde 95'inden fazlası Çin'in para birimi yuanı (renminbi) kullanmaya devam etmeyi veya bu kullanımı artırmayı planlıyor. Bu oran, Pekin'in uzun vadeli para birimi uluslararasılaştırma kampanyasının ivme kazandığını gösteriyor. Raporda, küresel iş dünyasının Çin yuanına olan iştahının güçlendiği ve sınır ötesi yuan mutabakatlarının arttığı vurgulanıyor. Ankete katılan şirketlerin büyük çoğunluğu, ticaret ve yatırım işlemlerinde yuan kullanımını sürdüreceklerini veya genişleteceklerini belirtti.
Gelişmenin arka planı: Çin'in yuan uluslararasılaştırma stratejisi
Çin hükümeti, 2009 yılında başlattığı pilot uygulamalarla yuanın uluslararası kullanımını teşvik etmeye başladı. O tarihten bu yana, para biriminin ticaret finansmanı, yatırım ve rezerv para birimi olarak kullanımı istikrarlı bir şekilde arttı. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamındaki altyapı projeleri, yuanın Asya, Afrika ve Avrupa'da daha fazla kabul görmesine katkı sağladı. Merkez Bankası takas hatları, offshore yuan piyasaları ve Şanghay Uluslararası Enerji Borsası gibi ham petrol vadeli işlemlerinde yuan kullanımı da bu süreci hızlandırdı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, yuan şu anda dünya genelinde ödeme işlemlerinde dolar, euro, sterlin ve yenin ardından beşinci sırada yer alıyor. Küresel döviz rezervlerinde ise yuanın payı yüzde 2,8 civarında. Bu oran hala doların yüzde 58'lik payının çok gerisinde olsa da, Çin Merkez Bankası'nın agresif teşvik politikaları ve ticari bağlantılar sayesinde büyüme eğilimi sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Dolar hegemonyasına meydan okuma
Yuanın uluslararasılaşması, ABD dolarının küresel ticaret ve finansta baskın rolüne bir meydan okuma olarak görülüyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Batı yaptırımlarına maruz kalan ülkeler, dolar ve euroya alternatif arayışlarını hızlandırdı. Çin ile Rusya arasındaki ticarette yuan kullanımı hızla arttı; iki ülke arasındaki doğal gaz ve petrol anlaşmalarının bir kısmı yuan üzerinden fiyatlandırılıyor. Suudi Arabistan ve Brezilya gibi büyük ekonomiler de Çin ile yaptıkları ticarette yuan kullanımını artırma konusunda adımlar attı.
Bank of China'nın anketi, bu eğilimin daha geniş tabana yayıldığını gösteriyor. Katılımcı şirketlerin yüzde 95'inin yuan kullanımını sürdürme veya artırma niyeti, küresel ticaret ekosisteminde değişen dengelerin bir işareti. Ancak uzmanlar, yuanın tam anlamıyla uluslararası rezerv para birimi haline gelmesi için Çin'in sermaye hesabında daha fazla serbestleşme ve daha derin finansal piyasalar gerektiğini belirtiyor. Çin Halk Bankası'nın döviz kuru üzerindeki sıkı kontrolü ve devlet müdahalesi, yatırımcı güveni açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ile artan ticari ilişkileri ve Kuşak ve Yol Girişimi'ndeki konumu nedeniyle yuanın uluslararasılaşmasından doğrudan etkileniyor. Türk şirketleri, Çin'den ithalatta ve karşılıklı yatırımlarda yuan kullanma fırsatlarını değerlendiriyor. Türkiye Merkez Bankası ile Çin Merkez Bankası arasında imzalanan takas anlaşmaları, iki ülke arasındaki ticarette yuan kullanımını kolaylaştırıyor. Ayrıca, küresel ekonomide doların alternatiflerinin güçlenmesi, Türkiye'nin döviz rezervlerini çeşitlendirme stratejisi açısından anlamlı olabilir. Ancak yuanın oynaklığı ve likidite kısıtları, kısa vadede yaygın kullanımını sınırlayabilir.