Yunanistan'ın başkenti Atina ve Selanik kentlerinde, iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi'ne mensup üç milletvekilinin evine şafak vakti molotofkokteyli ile saldırı düzenlendi. Saldırılarda 5 kişinin yaralandığı bildirildi. Yetkililer, saldırıların koordineli ve siyasi amaçlı olduğunu belirtirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Saldırıların detayları ve hedefleri
Yunan polis kaynaklarına göre, saldırılar sabah saat 04:00 sıralarında gerçekleşti. İlk saldırı Atina'nın kuzeyindeki Kifisia semtinde bir milletvekilinin evine yapılırken, ikinci saldırı yine Atina'da bir başka milletvekilinin konutuna, üçüncü saldırı ise Selanik'teki bir milletvekilinin evine düzenlendi. Saldırganların, evlerin önüne molotofkokteyli atarak kaçtıkları belirtiliyor.
Yaralanan 5 kişiden ikisinin milletvekillerinin aile üyeleri olduğu, diğerlerinin ise komşular veya olay yerinden geçen vatandaşlar olduğu açıklandı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ve hastanede tedavi altına alındıkları bildirildi. Saldırılarda can kaybı yaşanmazken, evlerde maddi hasar meydana geldi.
Bölgesel ve küresel boyut: Siyasi istikrarsızlık tehlikesi
Yunanistan'da son yıllarda artan ekonomik kriz ve göçmen akını, toplumsal gerilimleri tırmandırmış durumda. Özellikle aşırı sol ve anarşist grupların, hükümet politikalarına karşı şiddet eylemlerine başvurduğu gözlemleniyor. Bu saldırılar, Avrupa Birliği'nin güney kanadında siyasi istikrarsızlık endişelerini artırabilir. AB ve NATO, Yunanistan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor.
Uzmanlar, saldırıların Yunanistan'da yaklaşan erken seçim spekülasyonlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Muhalefet partileri, hükümetin güvenlik zafiyetini eleştirirken, iktidar partisi saldırıları demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendiriyor. Olayın, bölgedeki siyasi kutuplaşmayı derinleştirmesinden endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yunanistan'da yaşanan bu şiddet olayları, iki ülke arasındaki siyasi istikrar farkını bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, uzun yıllardır terör ve siyasi şiddetle mücadele ederken, Yunanistan'ın da benzer tehditlerle karşılaşması, bölgesel güvenlik işbirliği ihtiyacını artırabilir. Özellikle Ege ve Akdeniz'de yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, Yunanistan'daki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik hesaplamalarında dikkate alınması gereken bir faktör haline geliyor.