Yunanistan, İsrail’den 4 milyar dolar değerinde bir hava savunma sistemi satın almak için anlaşma imzaladı. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, yaptığı açıklamada, sistemin 35 ay içinde operasyonel hale getirileceğini duyurdu. Anlaşma, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile yaşanan gerginlik ve artan askeri rekabet ortamında Atina’nın savunma kapasitesini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yunanistan, özellikle Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki hava sahası ihlalleri ve kıta sahanlığı anlaşmazlıkları nedeniyle hava savunma kabiliyetlerine yatırım yapmayı sürdürüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliği son yıllarda önemli ölçüde derinleşti. İki ülke, 2021’de imzalanan savunma mutabakatı çerçevesinde ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı yapıyor. Bu yeni hava savunma sistemi anlaşması, Yunanistan’ın hava savunma ağını modernize etme hedefinin bir parçası. Dendias, sistemin Yunan adalarını ve ana karayı olası tehditlere karşı koruyacağını belirtti. Anlaşma kapsamında tedarik edilecek sistemin, İsrail’in yerli yapımı "David’s Sling" (Davut Sapanı) veya daha gelişmiş bir versiyonu olabileceği tahmin ediliyor. İsrail, hava savunma sistemleri konusunda dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olarak biliniyor. Yunanistan ayrıca, Fransa’dan Rafale savaş uçakları ve ABD’den F-35’ler tedarik ederek askeri envanterini çeşitlendiriyor.
Yunanistan, bu tür büyük ölçekli savunma alımlarına kaynak bulmak için bütçe düzenlemelerine gitti. 2024 yılı savunma bütçesi, GSYİH’nın %2.5’inden fazlasına çıkarıldı. Bu oran, NATO’nun hedeflediği %2’nin üzerinde. Atina yönetimi, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç dengesini kendi lehine çevirmeyi amaçlıyor. Ancak bu silahlanma yarışı, bölgede gerilimi tırmandırma riski taşıyor. Türkiye ise kendi savunma sistemlerini geliştirme ve S-400 gibi alternatif tedarik kaynaklarına yönelerek karşılık vermeye hazırlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma, Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusundaki ihtilafların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Son yıllarda Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail ve Mısır arasında bir enerji ittifakı oluşmuş durumda. Bu ittifak, Doğu Akdeniz’de doğal gaz rezervlerinin işletilmesi ve iletimi konusunda iş birliği yapıyor. Yunanistan’ın hava savunma kapasitesini artırması, bu ittifakın askeri boyutunu da güçlendiriyor. İsrail ise bölgede stratejik ortaklıklarını derinleştirerek, hem ekonomik hem de güvenlik çıkarlarını korumaya çalışıyor.
Bu anlaşma, NATO içinde de yankı uyandırdı. Yunanistan ve Türkiye, NATO’nun iki kanat ülkesi olarak aralarındaki anlaşmazlıkların İttifak içinde çözülmesi beklenirken, doğrudan askeri hamlelerle karşı karşıya geliyor. NATO Genel Sekreteri, tarafları diyaloga çağırsa da, son gelişmeler gerilimin düşmediğini gösteriyor. Ayrıca, ABD’nin bölgedeki varlığı ve Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası artan etkisi, bu silahlanma yarışını daha karmaşık hale getiriyor. Yunanistan’ın bu yatırımı, aynı zamanda ABD ve Avrupa Birliği’nin savunma harcamalarını artırma çağrılarına da uygun düşüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yunanistan’ın bu hamlesini yakından takip ediyor. Türk yetkililer, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç dengesinin bozulmaması gerektiğini vurguluyor. Yunanistan’ın hava savunma sistemi alımı, Türkiye’nin kendi hava savunma projelerine hız vermesine ve yerli sistemlerin (SİPER, HİSAR) geliştirilmesine ivme kazandırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alma kararına benzer bir adım olarak değerlendirilebilecek bu hamle, NATO içindeki dayanışmayı da test ediyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak gerilimi düşürmeye çalışsa da, askeri hazırlıklarını artırarak caydırıcılığı korumayı hedefliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgesel güvenlik stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir.