Yunanistan, Ege ve Doğu Akdeniz'deki artan tehditlere karşı kapsamlı bir hava savunma sistemi kurmak için 4,2 milyar avro (yaklaşık 4,8 milyar dolar) değerinde bir savunma harcama paketini onayladı. Paketin yaklaşık 3 milyar avrosu, İsrail yapımı anti-füze, anti-hava ve anti-drone silah sistemlerinin satın alınmasına ayrılacak. Savunma Bakanlığı kaynakları, projenin 'Aşil Kalkanı' adıyla anılacağını ve Yunanistan'ın hava sahasını çok katmanlı bir şekilde korumayı hedeflediğini belirtti. Anlaşma kapsamında İsrail'in 'Iron Dome' (Demir Kubbe) benzeri sistemlerin yanı sıra, daha uzun menzilli 'David's Sling' ve 'Arrow' sistemleri de tedarik edilecek. Yunanistan ayrıca, mevcut S-300 PMU1 sistemlerini de modernize etmeyi planlıyor. İlk teslimatların 2025 yılında başlaması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Yunanistan'ın bu büyük çaplı savunma yatırımı, Türkiye ile olan gergin ilişkilerin ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları üzerindeki rekabetin gölgesinde geliyor. 2020 yılında yaşanan NAVTEX krizi ve 2022'deki Ege adalarının silahlandırılması tartışmaları, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmıştı. Yunanistan, özellikle Türkiye'nin yerli yapımı SİHA'ları ve gemisavar füzeleri karşısında hava savunma açığını kapatmayı hedefliyor. İsrail ile yapılan anlaşma, aynı zamanda Yunanistan'ın NATO içindeki konumunu güçlendirme çabasının bir parçası. Atina, İsrail yapımı sistemlerin NATO standartlarıyla uyumlu olması nedeniyle ittifak içinde ortak harekat kabiliyetini artıracağını hesaplıyor.
Satın alma programı, Yunanistan'ın 2024-2030 yılları arasında savunma bütçesini GSYİH'nın %3'üne çıkarma planının bir parçası. Ülke, 2020'de askeri harcamalarını %40 artırmış ve NATO'nun en yüksek askeri harcama yapan üyeleri arasında yer almıştı. Ekonomik krizin ardından toparlanan Yunanistan, savunma sanayii için özel bir fon oluşturarak yerli üretimi de teşvik etmeyi amaçlıyor. 'Aşil Kalkanı' projesi kapsamında, ayrıca elektronik harp sistemleri ve erken uyarı radarları da tedarik edilecek. Bazı sistemlerin Girit ve Rodos adalarına konuşlandırılması planlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yunanistan-İsrail savunma işbirliği, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. İsrail, Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve GKRY ile yakın ilişkiler geliştirirken, Türkiye ile ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izliyor. EastMed doğal gaz boru hattı projesi ve deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıklar, bu üçlü ittifakı pekiştiriyor. ABD, 'Aşil Kalkanı' projesini dolaylı olarak destekliyor; zira İsrail sistemleri Amerikan teknolojisi içeriyor ve NATO uyumluluğu sağlıyor. Rusya ise, Yunanistan’ın S-300'leri modernize etme kararına rağmen, genel anlamda İsrail’e yönelmesinden rahatsızlık duyuyor.
Bölgedeki diğer aktörler de benzer savunma kubbeleri kurma çabasında. BAE, Suudi Arabistan ve Katar, füze savunma sistemlerine milyarlarca dolar harcadı. İran'ın balistik füze tehdidine karşı İsrail, zaten gelişmiş bir savunma ağına sahip. Yunanistan'ın girişimi, bu trendi Avrupa'ya taşıyor ve NATO'nun Doğu Kanadı'ndaki benzer projelere örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki harekât kabiliyetini doğrudan etkileyebilecek bir adım. Yunanistan'ın alacağı İsrail yapımı Demir Kubbe ve Davud Sapanı sistemleri, Türk İHA/SİHA'larına ve gemisavar füzelerine karşı caydırıcılık yaratmayı hedefliyor. Türkiye'nin bu sistemi aşmak için elektronik harp ve hipersonik füze teknolojilerine yatırım yapması gerekebilir. Ayrıca, Yunanistan'ın NATO içinde Türkiye'ye karşı elini güçlendirmesi, iki ülke arasındaki diyalog sürecini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi milli hava savunma sistemi SIPER'deki gelişmeleri hızlandırması bekleniyor. Bu tür silahlanma yarışları, bölgesel istikrarsızlığı artırma potansiyeli taşıyor.