Yunanistan'ın 14 havaalanını yöneten şirketin CEO'su Alexander Zinell, Avrupa Birliği’nin (AB) yeni sınır kontrol sistemini 'rahatsız edici ve tehlikeli' olarak nitelendirerek sistemin acilen elden geçirilmesi çağrısında bulundu. Zinell, artan yolcu akışı ve yetersiz altyapı nedeniyle havaalanlarının yolcuları güneşten korumak için gölgelikler kurmak zorunda kaldığını ifade etti. Yeni uygulama kapsamında Schengen bölgesine giriş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının parmak izi ve yüz taraması gibi biyometrik verilerinin alınması, işlem sürelerini uzatırken terminal içinde uzun kuyruklara yol açıyor. Zinell, durumun sürdürülemez olduğunu belirterek AB’ye çağrıda bulundu.
Sistemin arka planı ve karşılaşılan zorluklar
AB’nin Giriş/Çıkış Sistemi (EES) olarak bilinen yeni sınır kontrol mekanizması, Kasım 2024’te uygulamaya konuldu. Sistem, Schengen bölgesine seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarını kayıt altına almayı, kısa süreli kalış sürelerini otomatik olarak hesaplamayı ve biyometrik verilerle kimlik doğrulamasını amaçlıyor. Ancak uygulama, özellikle yoğun turist sezonunda büyük aksaklıklara neden oldu. Yunan havaalanları, 2024 yılında 30 milyondan fazla yolcuya hizmet verirken, yeni kontroller nedeniyle bekleme süreleri iki saate kadar çıkabiliyor. Zinell, durumu 'operasyonel bir kabus' olarak tanımladı ve yolcuların uzun süre ayakta beklemek zorunda kaldığını, bunun da sağlık riskleri oluşturduğunu vurguladı.
Yunan yetkililer, EES’in devreye alınmasıyla birlikte pasaport kontrollerinde yüzde 40’a varan bir yavaşlama yaşandığını rapor etti. Havaalanı yönetimi, geçici çözüm olarak terminal dışında gölgelikler kurdu ve yolculara su dağıttı. Zinell, bu önlemlerin yeterli olmadığını, sistemin yaz aylarında tamamen çökebileceğini söyledi. AB Komisyonu ise sistemin henüz erken aşamada olduğunu ve iyileştirmelerin devam ettiğini belirterek üye ülkelere daha fazla personel ve teknik destek sağlanacağını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Yunanistan, AB’nin dış sınırında yer alması nedeniyle yeni sınır kontrollerinden en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Ülke, her yıl milyonlarca turist ağırlarken, aynı zamanda Doğu Akdeniz üzerinden gelen düzensiz göçle mücadele ediyor. AB’nin sınır güvenliğini artırma çabaları, bu iki gerçeklik arasında denge kurmayı zorlaştırıyor. Turizm gelirleri Yunan ekonomisinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor; bu nedenle havaalanlarındaki gecikmelerin turist sayısını olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor. Öte yandan, diğer AB ülkeleri de benzer sorunlar yaşıyor. Almanya, Fransa ve İtalya’daki büyük havaalanlarında da kuyruklar oluşurken, havayolu şirketleri sistemin yeniden gözden geçirilmesi için AB’ye baskı yapıyor. Uzmanlar, biyometrik kontrollerin güvenlik açısından önemli olduğunu ancak operasyonel verimlilikle dengelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile olan vize serbestisi ve göç anlaşmaları müzakereleri açısından önem taşıyor. AB’nin sınır kontrollerini sıkılaştırması, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almasını daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, Yunan havaalanlarındaki yoğunluk, Türkiye üzerinden Avrupa’ya seyahat eden yolcuları da etkiliyor. Türkiye’nin AB ile geri kabul anlaşması kapsamında düzensiz göçle mücadeledeki rolü, AB’nin sınır politikalarının etkinliğini doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle, Türk yetkililerin AB’nin sınır yönetimindeki aksaklıkları yakından takip etmesi ve olası etkilerine karşı hazırlıklı olması bekleniyor.