Atina merkezli gözetim yazılımı firması Intellexa SA ve şirketle bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler, Yunanistan'da yaşanan geniş çaplı bir casusluk skandalının sekiz mağduru tarafından açılan davada, kişi başı 1 milyon euro (yaklaşık 1,1 milyon dolar) manevi tazminat talebiyle karşı karşıya. Mağdurların avukatı Salı günü yaptığı açıklamada, davanın Atina'da görülmeye başlandığını duyurdu. Skandal, Yunanistan'da muhalefet milletvekilleri, gazeteciler ve sivil toplum liderlerinin Predator adlı casus yazılımla hedef alındığının ortaya çıkmasıyla 2022 yılında patlak vermişti.
Skandalın arka planı: Predator yazılımı ve Intellexa'nın rolü
Predator, Intellexa'nın geliştirdiği ve akıllı telefonlara bulaşarak mesajları, aramaları ve konum verilerini dinlemeye olanak tanıyan bir casus yazılım. Yunan yetkililer, yazılımın devlet kurumları tarafından kullanıldığını ve hedeflerin genellikle siyasi rakipler, gazeteciler ve iş insanları olduğunu tespit etti. Skandal, ülkede büyük bir siyasi krize yol açtı ve muhalefet partileri, hükümetin istifasını talep etti. Sekiz mağdurun avukatı, müvekkillerinin "kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde toplandığını, özel hayatlarının ihlal edildiğini ve itibarlarının zedelendiğini" savunuyor. Dava, Intellexa'nın yanı sıra şirketin CEO'su ve diğer yöneticileri de kapsıyor.
Yunanistan'da yaşanan bu skandal, Avrupa'da casus yazılım kullanımının hukuki ve siyasi sonuçlarını bir kez daha gündeme getirdi. Avrupa Parlamentosu, Predator yazılımının demokratik kurumları tehdit ettiği gerekçesiyle bir soruşturma komisyonu kurmuş, ancak Yunan hükümeti iddiaları reddederek konuyu yargıya taşımıştı. Intellexa ise suçlamaları reddediyor ve yazılımının yalnızca yasal istihbarat amaçlı kullanıldığını iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Casus yazılım tehdidi ve hukuki mücadele
Predator yazılımı, Yunanistan dışında başka ülkelerde de kullanıldı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkelerin Intellexa ile anlaştığı iddia ediliyor. Bu durum, casus yazılımların demokratik olmayan rejimler tarafından muhaliflere karşı kullanılması endişesini artırıyor. Avrupa Birliği, casus yazılımların satışını ve kullanımını kısıtlayan yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda, İsrail merkezli NSO Group'un Pegasus yazılımına karşı açılan davalar da emsal teşkil ediyor. Casus yazılım mağdurlarının hukuki mücadelesi, kişisel verilerin korunması ve ifade özgürlüğü gibi temel hakların savunulması açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yunanistan'daki casusluk skandalının gündeme getirdiği Predator yazılımı, daha önce Türkiye'de de benzer vakalarla bağlantılı olarak tartışılmıştı. 2022'de bazı muhalif gazetecilerin ve siyasetçilerin telefonlarının Predator ile hedef alındığı iddia edilmişti. Bu davadaki gelişmeler, Türkiye'de de benzer mağduriyetler yaşayanlar için emsal oluşturabilir. Ayrıca Avrupa Birliği'nin casus yazılım düzenlemeleri, AB adayı Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Türk hukuk sisteminin, kişisel verilerin korunması ve siber güvenlik alanında uluslararası standartlara uyumu, bu tür skandalların önlenmesi açısından önemli.