Bloomberg'in yükselen piyasalar podcast'inde, Bogota merkezli EM muhabiri Nicolle Yapur ve sunucu Leda Alvim, enflasyona endeksli tahvil piyasasında yatırımcıların rotasını Brezilya ve Meksika'nın ötesine çevirdiğini ele aldı. Yükselen piyasalarda enflasyonla mücadele kapsamında merkez bankalarının faiz artırımları sonrası, yatırımcılar reel getiri potansiyeli yüksek, daha az kalabalık piyasalara yöneliyor. Podcast, özellikle Kolombiya, Şili ve Güney Afrika gibi ülkelerdeki enflasyona endeksli tahvillerin (linkers) cazibesine dikkat çekiyor; bu ülkelerde yüksek enflasyon ve faiz oranlarının reel getirileri cazip kıldığı belirtiliyor.
Linkerlarda Yeni Ufuklar: Brezilya ve Meksika'nın Ötesi
Yatırımcılar, uzun süredir enflasyona endeksli tahvil denildiğinde akla gelen Brezilya ve Meksika pazarlarında yoğunlaşmanın getirdiği değerleme sorunları nedeniyle alternatif arayışına girdi. Her iki ülkede de yerel para cinsinden enflasyona endeksli tahvillerin reel getirileri, enflasyonun zirve yapması ve merkez bankalarının sıkılaşma döngüsünün sonlarına yaklaşılmasıyla birlikte tarihsel ortalamalarına göre düşük seyrediyor. Öte yandan, Kolombiya'da yeni hükümetin mali politikaları ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, enflasyon beklentilerini yüksek tutarken; linkerlarda reel getiri oranlarının yüzde 6'yı aştığı ifade ediliyor. Şili'de ise siyasi belirsizliklere rağmen merkez bankasının güçlü duruşu ve mali disiplin çabaları, enflasyona endeksli tahvilleri güvenli liman haline getiriyor.
Podcast'te ayrıca, Güney Afrika'nın da yatırımcıların radarına girdiği vurgulanıyor. Ülkede yüksek enflasyon ve zayıf rand, enflasyona endeksli tahvilleri cazip kılıyor; ancak mali riskler ve kamu borcunun sürdürülebilirliği konusundaki endişeler, yatırımcıları temkinli olmaya itiyor. Öte yandan, Macaristan ve Polonya gibi Orta Avrupa ülkeleri de, yüksek enflasyon ve faiz oranlarıyla yatırımcıların ilgisini çekiyor. Analistler, bu ülkelerdeki linkerlarda reel getirilerin gelişmekte olan Asya'ya kıyasla daha cazip olduğunu, ancak jeopolitik risklerin (örneğin Rusya-Ukrayna savaşı) göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.
Küresel Boyut: Enflasyonla Mücadelede Yeni Araçlar
Bu eğilim, gelişmiş ülkelerdeki merkez bankalarının agresif faiz artırımlarının ardından, yükselen piyasalarda enflasyonun kontrol altına alınmaya başlandığı bir döneme denk geliyor. Ancak, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliğinin gıda fiyatları üzerindeki etkisi, enflasyonun kalıcı olabileceği endişelerini besliyor. Bu ortamda, enflasyona endeksli tahviller, yatırımcılar için enflasyondan korunma aracı olarak öne çıkıyor. Gelişmekte olan ülkelerde, yerel para birimi cinsinden bu tahvillerin getirileri, hem döviz riski hem de enflasyon riski içerdiğinden, yatırımcılar ülke bazlı analizlere daha fazla önem veriyor. Podcaste göre, bu durum, yükselen piyasalarda varlık yönetimi şirketlerinin portföylerini çeşitlendirmesi ve yeni fırsatlar araması için bir itici güç oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek enflasyon ve kur oynaklığı nedeniyle enflasyona endeksli tahvil piyasasında önemli bir oyuncu konumunda. Podcast'te Türkiye doğrudan ele alınmasa da, yatırımcıların Brezilya ve Meksika dışına yönelmesi, Türk varlıklarına olan ilgiyi de artırabilir. Ancak, Türkiye'nin geleneksel olmayan para politikası ve düşük faiz ortamı, gerçek reel getirilerin negatif olmasına neden oluyor; bu da yerel tahvilleri cazip olmaktan çıkarıyor. Küresel yatırımcıların risk iştahı artarsa, Türkiye'nin linkerlara ilgisi ancak makroekonomik istikrarın sağlanması ve enflasyon beklentilerinin çıpalanmasıyla mümkün olabilir. Bölgesel olarak, komşu ülkelerdeki gelişmeler ve küresel risk iştahı, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini etkilemeye devam edecektir.