Avustralya Yüksek Mahkemesi, ülkede süresiz gözaltında tutulan 350'den fazla yasadışı yabancının milyonlarca dolar tazminat almasının yolunu açan tarihi bir karara imza attı. Mahkeme, hükümetin bu kişileri sınırsız süreyle alıkoymasının anayasaya aykırı olduğuna hükmederken, karar insan hakları avukatları ve mülteci savunucuları tarafından 'önemli bir kazanım' olarak nitelendirildi. Avustralya hükümeti ise kararın bütçeye getireceği yük ve göç politikaları üzerindeki etkileri nedeniyle endişeli.
Gelişmenin arka planı
Karar, Nisan 2023'te Mahkeme'nin, suç işledikleri gerekçesiyle veya vize ihlalleri nedeniyle gözaltına alınan ancak hiçbir ülkeye iade edilemeyen 'NZYQ' olarak bilinen bir grubu kapsıyor. Bu grup, genellikle ülkelerinde işkence veya zulüm riski taşıdıkları için sınır dışı edilemeyen kişilerden oluşuyor. Mahkeme, süresiz gözaltının 'cezalandırıcı' olduğunu ve bireylerin özgürlük hakkını ihlal ettiğini belirtti. Kararda, hükümetin bu kişileri ya serbest bırakması ya da makul bir süre içinde yasal statülerini netleştirmesi gerektiği vurgulandı. Avustralya İnsan Hakları Komisyonu, kararı 'insan onuruna saygı adına bir dönüm noktası' olarak değerlendirirken, hükümetin alternatif bir gözaltı sistemi kurması gerektiğini belirtti.
Avustralya, yıllardır süresiz gözaltı uygulamasıyla uluslararası eleştirilerin hedefi oluyordu. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu uygulamanın keyfi alıkoyma anlamına geldiğini defalarca dile getirmişti. Mahkeme kararı, Avustralya'nın göç politikalarında köklü bir değişiklik anlamına gelirken, muhalefet partileri hükümeti 'insan hakları ihlallerine göz yummakla' suçladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, yalnızca Avustralya'da değil, benzer uygulamaları olan diğer ülkelerde de yankı uyandırdı. Uzmanlar, Avustralya Yüksek Mahkemesi'nin bu kararının, özellikle Pasifik bölgesinde mülteci kabul merkezleri işleten ülkeler için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Avustralya, Nauru ve Papua Yeni Gine'deki mülteci kamplarını kapatma kararı almış olsa da, süresiz gözaltı uygulaması devam ediyordu. Karar, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası yargı organlarının benzer davalarda referans alabileceği bir içtihat oluşturuyor. Öte yandan, Avustralya hükümeti karara itiraz etmeyi düşünse de, yasal sürecin kamuoyunda büyük bir tartışma başlatması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avustralya ile doğrudan bir göç anlaşması olmamakla birlikte, benzer süresiz gözaltı uygulamaları uluslararası hukukta tartışmalıdır. Avustralya'daki bu karar, Türkiye'nin de sığınmacı politikaları açısından emsal teşkil edebilir. Özellikle Türkiye'de uzun süreli gözaltında tutulan düzensiz göçmenlerin durumu, benzer insan hakları ihlalleri iddialarına konu olmaktadır. Karar, uluslararası hukukun birey özgürlüğüne verdiği önemi hatırlatırken, Türkiye'nin de gözaltı sürelerini makul sınırlara çekme ve alternatif tedbirler geliştirme yönünde adımlar atmasını teşvik edebilir. Ayrıca, küresel mülteci krizinin çözümünde yargı kararlarının rolü, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bağlamında dikkatle izlenmelidir.