ABD Yüksek Mahkemesi, Geçici Koruma Statüsü (TPS) ile ilgili verdiği son kararla, yüz binlerce Haitili ve Suriyeli göçmenin ABD'de kalma hakkını derin bir belirsizliğe sürükledi. Mahkeme, federal hükümetin TPS statüsünü sona erdirme yetkisini geniş yorumlayarak, göçmen hakları savunucularının uzun süredir dile getirdiği endişeleri haklı çıkardı.
Kararın Arka Planı
Yüksek Mahkeme, 2026 yılının Temmuz ayında görülen davada, federal hükümetin bir ülkenin TPS statüsünü, o ülkedeki koşulların düzelmesi durumunda tek taraflı olarak sona erdirebileceğine hükmetti. Karar, özellikle Florida'da yaşayan ve ülkelerindeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle TPS kapsamında bulunan Haitililer ile Massachusetts'teki Suriyelileri doğrudan etkiliyor.
Mahkeme kararında, federal hükümetin TPS'yi sona erdirme kararının mahkemelerce denetlenebilir olduğu ancak bu denetimin sınırlı tutulması gerektiği vurgulandı. Bu yorum, Başkan Trump yönetiminin 2017'de başlattığı ve daha sonra mahkeme kararlarıyla geri alınan TPS iptal girişimlerine benzer politikaların yeniden gündeme gelmesine kapı aralıyor.
Göçmen hakları örgütleri kararı 'büyük bir darbe' olarak nitelendirirken, hükümet yetkilileri kararın 'göçmenlik sisteminin bütünlüğünü koruduğunu' savunuyor. Kararın, ABD genelinde TPS kapsamındaki yaklaşık 400 bin kişiyi etkilemesi bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, yalnızca ABD iç politikasını değil, aynı zamanda Karayipler ve Orta Doğu'daki göç dalgalarını da doğrudan ilgilendiriyor. Haiti'deki devam eden siyasi kriz ve şiddet olayları, binlerce kişinin ülkeyi terk etmesine neden olurken, Suriye'deki iç savaşın yaraları henüz sarılmadı.
Uzmanlar, Yüksek Mahkeme'nin kararının, özellikle Haitili göçmenlerin ABD'den sınır dışı edilmesinin önünü açabileceğini ve bunun bölgesel istikrarı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Karar ayrıca, diğer ülkelere de göçmenlik politikalarında sertleşme sinyali veriyor.
Uluslararası göç örgütleri, ABD'nin bu kararının, dünya genelinde koruma arayan mültecilere yönelik caydırıcı bir etki yaratacağını ve küresel insani krizleri derinleştireceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu kararın Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki bu katılaşma, küresel mülteci rejimini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparken, ABD'nin bu tür kararları, uluslararası koruma standartlarının zayıflamasına yol açabilir ve Türkiye'nin üzerindeki göç yükünü artırabilir. Ayrıca, ABD'nin müttefiki olarak Türkiye'nin, bu kararın Suriye'den göç edenlerin durumuna etkisini yakından izlemesi gerekiyor.