ABD Yüksek Mahkemesi Salı günü, 1995 yılında ergenlik çağındaki bir sınıf arkadaşını öldürmekten suçlu bulunan Tennessee eyalet mahkumu Christa Pike'ın idamını durdurma talebini reddetti. Bu kararla, eyaletin 200 yılı aşkın süredir ilk kez bir kadın mahkumu idam etmesinin önü açıldı. 50 yaşındaki Pike'ın, yerel saatle sabah 10'da zehirli iğne yöntemiyle idam edilmesi planlanıyor. Karar, ABD'de ölüm cezası tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Tennessee'nin idam infazlarındaki sicili ve yöntemleri de sorgulanıyor.
Olayın Arka Planı: 1995 Cinayeti ve Hukuki Süreç
Christa Pike, 1995 yılında o dönem 19 yaşındayken, 17 yaşındaki sınıf arkadaşı ve aynı zamanda rakibi olduğu belirtilen Colleen Slemmer'ı vahşice öldürmekten suçlu bulundu. Olay, Knoxville yakınlarındaki bir ormanlık alanda meydana geldi. İddianameye göre Pike, erkek arkadaşı Tadaryl Shipp ve bir başka arkadaşı Shadolla Peterson ile birlikte Slemmer'ı ormana götürdü; burada genç kızı dövdü, kafatasına bir parça asfalt kaldırım taşıyla vurdu ve ardından onu ölüme terk etti. Pike, 1996 yılında idam cezasına çarptırıldı. Shipp de cinayete iştirak etmekten suçlu bulunarak uzun hapis cezasına mahkum edildi; Peterson ise tanık olarak işbirliği yaptığı için daha hafif bir ceza aldı.
Pike, idam cezasını takip eden yıllarda birkaç kez temyiz başvurusunda bulundu. Savunma avukatları, müvekkilinin akıl sağlığının bozuk olduğunu, çocukluk döneminde cinsel istismara uğradığını ve idam cezasının orantısız olduğunu öne sürdü. Ayrıca, Pike'ın 2001 yılında hapishanede bir başka mahkumu öldürmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla ayrı bir davada yargılandığını ve bu olayın da cezasını ağırlaştırdığını belirtmek gerekir. Ancak tüm bu girişimler, hem eyalet hem de federal mahkemeler tarafından reddedildi. Son olarak ABD Yüksek Mahkemesi, Salı günü yaptığı değerlendirmede, infazın durdurulması yönündeki acil başvuruyu oy çokluğuyla reddetti. Mahkemenin kararına ilişkin gerekçe hemen açıklanmadı; ancak bu tür başvurularda Yüksek Mahkeme genellikle alt mahkeme kararlarına müdahale etmeme yönünde tutum sergiliyor.
Tennessee'de İdam Uygulamaları ve Kadın Mahkumlar
Tennessee, 2000 yılından bu yana idam cezasını fiilen uygulayan bir eyalet. Son yıllarda artan sayıda infaz gerçekleştirildi. Eyalet, 2020'de pandemi nedeniyle ara verse de, 2022'den itibaren infazları hızlandırdı. Özellikle 2022'de beş mahkum idam edildi; bu, eyalet tarihinde bir yılda en fazla infazın yapıldığı dönem oldu. Ancak Tennessee'de idam cezasına çarptırılan kadın mahkum sayısı yalnızca birkaç kişiyle sınırlı. Christa Pike, eyalette idam cezası bekleyen tek kadın mahkum. Bu nedenle Pike'ın infazı, Tennessee'de 200 yılı aşkın süredir ilk kez bir kadının idam edilmesi anlamına geliyor. Eyalette en son kadın idamı, 1800'lü yılların başında gerçekleşmişti. Bu durum, idam cezası karşıtlarının, özellikle kadın mahkumların infazının toplumsal cinsiyet boyutuna dikkat çekmelerine yol açıyor.
İdam yöntemi olarak zehirli iğne kullanılacak. Tennessee, 2018'den bu yana tek ilaçlı protokol yerine üç ilaçlı protokol uyguluyor; ancak bu yöntemin infaz sırasında aşırı acıya neden olduğu yönünde eleştiriler var. 2022'de bir infaz sırasında yaşanan aksaklık, eyaletin idam prosedürlerini gözden geçirmesine neden olmuştu. Pike'ın avukatları, infazın durdurulması için son ana kadar çaba göstereceklerini açıkladı. Ayrıca, infazın gerçekleşmesi halinde ABD'de 2025 yılında idam edilen ilk kadın mahkum olacak.
ABD'de İdam Cezası Tartışmaları ve Küresel Boyut
ABD, gelişmiş demokrasiler arasında idam cezasını hâlâ uygulayan ender ülkelerden biri. Son yıllarda idam cezasına desteğin azaldığı ve infaz sayılarının düştüğü görülüyor. Ancak bazı eyaletler, özellikle Tennessee, Texas, Oklahoma ve Alabama, infazları sürdürüyor. Bu durum, uluslararası insan hakları örgütlerinin sık sık eleştirilerine hedef oluyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, ABD'yi idam cezasını kaldırmaya çağırıyor. Christa Pike davası, özellikle kadınların idamı ve çocuklukta yaşanan travmaların cezai sorumluluğa etkisi açısından küresel ölçekte tartışılıyor. İdam cezası karşıtları, Pike'ın genç yaşta işlediği suçta psikolojik durumunun ve istismar geçmişinin yeterince dikkate alınmadığını savunuyor. Öte yandan, mağdur Colleen Slemmer'ın ailesi, yıllardır adaletin yerine gelmesi için mücadele veriyor ve infazın bir an önce gerçekleşmesini istiyor.
Türkiye'de idam cezası 2004 yılında tüm suçlar için kaldırıldı. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek protokolleri onaylayarak ölüm cezasını yasal olarak yasakladı. Bu nedenle ABD'deki infazlar, Türkiye'de genellikle insan hakları perspektifinden değerlendiriliyor ve kamuoyunda idam cezasının caydırıcılığına dair tartışmalar zaman zaman gündeme geliyor. Ancak Türkiye'nin doğrudan bir müdahil olduğu bir konu değil. Yine de ABD'nin idam cezası uygulamaları, küresel insan hakları normları açısından önemli bir gösterge olarak takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Christa Pike'ın idamı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel insan hakları ve idam cezası tartışmaları bağlamında Türkiye için dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, 2004'ten bu yana idam cezasını yasal olarak kaldırmış ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ölüm cezasını yasaklayan ek protokollerini onaylamış bir ülke. Bu nedenle ABD'de gerçekleşecek bir infaz, Türkiye'nin insan hakları alanındaki taahhütleriyle çelişen bir örnek olarak görülebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü stratejik ortaklık ve insan hakları diyaloğu çerçevesinde, idam cezasının kaldırılması yönündeki evrensel çağrıları desteklemesi beklenir. Ancak somut bir yaptırım veya diplomatik girişim olası değil; daha çok uluslararası toplumun genel tutumu içinde değerlendirilebilir.