ABD'de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, ara seçimlere sayılı aylar kala Demokrat Parti'nin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluk yarışında Cumhuriyetçi Parti'nin 12 puan önünde olduğunu ortaya koydu. Quinnipiac Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ankete katılan kayıtlı seçmenlerin yüzde 51'i, seçim bugün yapılsa Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu Demokratların kazanmasını istediklerini belirtti. Cumhuriyetçileri destekleyenlerin oranı ise yüzde 39'da kaldı. Bu sonuç, Başkan Joe Biden yönetiminin ilk döneminde yapılan anketlerde Demokratlar lehine istikrarlı bir eğilim olduğunu gösteriyor.
Anketin Detayları ve Siyasi Arka Plan
Quinnipiac Üniversitesi'nin anketi, ABD genelinde kayıtlı seçmenlerle yapılan telefon görüşmeleriyle gerçekleştirildi. Anketin hata payı artı eksi 2,7 puan olarak açıklandı. Demokratların 12 puanlık avantajı, 2018 ara seçimlerinde Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanmasına benzer bir tabloya işaret ediyor. O dönemde de anketler Demokratların önde olduğunu göstermiş ve seçim sonucunda Demokratlar 40 sandalye kazanarak çoğunluğu ele geçirmişti. Ancak siyaset bilimciler, anketlerin her zaman seçim sonuçlarını doğru yansıtmadığını, özellikle ara seçimlerde yerel faktörlerin ve seçim bölgelerindeki dengelerin belirleyici olabileceğini hatırlatıyor.
Ankete göre, seçmenlerin en önemli gündem maddeleri arasında ekonomi, enflasyon, sağlık hizmetleri ve iklim değişikliği yer alıyor. Demokrat seçmenlerin yüzde 70'i iklim değişikliğini çok önemli bir sorun olarak görürken, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 60'ı enflasyonu birinci sıraya koyuyor. Bu farklılık, iki partinin seçim stratejilerinde de kendini gösteriyor: Demokratlar sosyal ve çevresel konulara ağırlık verirken, Cumhuriyetçiler ekonomik yönetim ve göçmenlik konularını öne çıkarıyor.
Başkan Biden'ın onay oranı anketten ayrı olarak yüzde 40 civarında seyrediyor. Tarihsel olarak, görevdeki başkanın onay oranının düşük olduğu ara seçimlerde iktidar partisi genellikle kayıplar yaşar. Ancak bu kez Demokratlar, Cumhuriyetçi Parti içindeki iç çekişmelerden ve bazı radikal adayların seçmen nezdinde yarattığı rahatsızlıktan faydalanabilir. Özellikle 6 Ocak 2021 Kongre baskınına ilişkin soruşturmalar ve eski Başkan Donald Trump'ın etkisi, Cumhuriyetçi Parti'nin ılımlı seçmenler nezdindeki imajını zedeleyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğun hangi partide olacağı, Başkan Biden'ın yasama ajandasını doğrudan etkileyecek. Demokratların çoğunluğu elde etmesi durumunda, iklim değişikliğiyle mücadele, sosyal harcamalar ve sağlık reformu gibi konularda daha rahat adım atılabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu kazanması halinde ise Biden yönetiminin iç politikada önemli ölçüde tıkanması ve dış politikada da Kongre desteğini almakta zorlanması beklenir. Özellikle Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlar, Çin'e karşı izlenen ticaret politikaları ve NATO'nun güçlendirilmesi gibi konularda Cumhuriyetçi çoğunluk farklı bir tutum sergileyebilir.
Ayrıca, ABD'nin küresel liderlik rolü ve ittifak sistemleri, Kongre'deki güç dengesine göre şekillenir. Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı kanatlar, ABD'nin uluslararası taahhütlerini sorgularken, Demokratlar genellikle geleneksel müttefiklik ilişkilerini destekliyor. Bu nedenle ara seçim sonuçları, Avrupa'dan Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada yankı uyandıracak.
Anket sonuçları, aynı zamanda ABD seçmeninin ekonomik kaygılarının siyasi tercihlerini nasıl etkilediğini de gösteriyor. Enflasyonun son 40 yılın zirvesine çıkması, Cumhuriyetçilerin elini güçlendirse de, Demokratlar sosyal politikalarla seçmenin güvenini kazanmaya çalışıyor. Seçime kadar geçecek sürede ekonomik veriler ve dış gelişmeler, kamuoyu eğilimlerini değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomik ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğun değişmesi, ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikalarını etkileyebilir. Özellikle savunma sanayii iş birlikleri, F-16 satışı ve Suriye politikası gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu kazanması halinde, Türkiye'ye yönelik eleştirel sesler artabilir veya bazı yaptırım girişimleri gündeme gelebilir. Demokratların zaferi ise mevcut yönetimle uyumlu bir Kongre anlamına gelir ve Türkiye ile diyalog kanallarının açık kalmasını kolaylaştırabilir. Her iki senaryoda da Türkiye, ABD ile ilişkilerini dengeli tutmaya çalışacaktır.