Hindistan'da akaryakıt fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması, dünyanın üçüncü büyük otomobil pazarında elektrikli araçlara (EV) yönelimi hızlandırdı. Ülkede benzinin litresi bazı şehirlerde 100 rupi (yaklaşık 1,2 dolar) sınırını aşarken, motorin fiyatları da benzer seviyelere ulaştı. Bu durum, özellikle günlük ulaşım için araç kullanan milyonlarca Hintli için elektrikli araçları ekonomik bir alternatif haline getiriyor. Otomotiv sektörü verilerine göre, 2023 yılının ilk çeyreğinde EV satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 150'den fazla artarak 40 bin adedi aştı. Ancak uzmanlar, bu büyümenin sürdürülebilir olması için şarj altyapısının yaygınlaştırılması ve batarya maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Akaryakıt Zammı Elektrikli Araç Satışlarını Patlattı
Hindistan Petrol ve Doğal Gaz Bakanlığı verilerine göre, ülkede benzin fiyatları son iki yılda yüzde 40'tan fazla arttı. Bu artışın temel nedenleri arasında küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, rupinin dolar karşısında değer kaybı ve yüksek vergiler yer alıyor. Özellikle Delhi, Mumbai gibi büyük şehirlerde akaryakıt fiyatlarının 100 rupi sınırını aşması, tüketicileri alternatif yakıtlara yöneltiyor. Elektrikli araçların kilometre başına maliyeti, benzinli araçlara göre yaklaşık yüzde 70 daha düşük. Bu ekonomik avantaj, özellikle uzun mesafe yol yapan taksiciler ve kuryeler için EV'leri cazip kılıyor.
Hint otomotiv devleri Tata Motors ve Mahindra & Mahindra, elektrikli araç modellerine olan talebi karşılamak için üretim kapasitelerini artırıyor. Tata, en popüler EV modeli Nexon EV'nin teslimat süresini 6 aya düşürdü. Öte yandan, Çinli BYD ve ABD'li Tesla da Hindistan pazarına girmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Tesla'nın Hindistan'da bir fabrika kurmak için eyalet hükümetleriyle görüştüğü bildiriliyor.
Altyapı ve Maliyet Engelleri Devam Ediyor
Hindistan, elektrikli araç dönüşümünde önemli ilerlemeler kaydetse de önünde ciddi engeller var. Ülkede 2023 itibarıyla sadece 2 bin 500 civarında halka açık şarj istasyonu bulunuyor. Bu sayı, ülkenin 1,4 milyarlık nüfusu ve 300 milyondan fazla araçlık filosu düşünüldüğünde oldukça yetersiz. Hükümet, 2030 yılına kadar 500 bin şarj noktası kurmayı hedefliyor ancak bu hedefin gerçekleşmesi için büyük yatırımlar gerekiyor. Ayrıca, batarya maliyetleri henüz arzu edilen seviyede değil. Bir EV'nin bataryası, aracın toplam maliyetinin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Lityum fiyatlarındaki dalgalanmalar da üreticileri zorluyor.
Hindistan hükümeti, EV alımlarında vergi indirimleri ve sübvansiyonlar sağlayarak talebi destekliyor. 'FAME II' (Hibrid ve Elektrikli Araçların Hızla Benimsenmesi ve Üretimi) programı kapsamında elektrikli araç alan tüketicilere doğrudan mali yardım yapılıyor. Ayrıca, kamu filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesi için de adımlar atılıyor. Ulaştırma Bakanlığı, 2025 yılına kadar tüm resmi araçların en az yüzde 30'unun elektrikli olmasını hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki bu dönüşüm, benzer enerji ithalatı bağımlılığı ve yüksek akaryakıt vergileriyle karşı karşıya olan Türkiye için önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de de benzin fiyatları son yıllarda rekor seviyelere ulaştı ve bu durum Togg başta olmak üzere yerli elektrikli araçlara olan ilgiyi artırdı. Ancak, şarj altyapısının yeterli olmaması ve batarya maliyetlerinin yüksekliği Hindistan'dakine benzer engeller oluşturuyor. Türkiye'nin EV dönüşümünde başarılı olması için hızlı bir şekilde şarj istasyonu ağını genişletmesi ve batarya üretiminde yerli kapasite geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca, vergi teşvikleri ve tüketici bilinçlendirme kampanyaları da bu süreci hızlandırabilir.