İngiltere'de hükümet, hazırladığı Beyaz Kitap'ta YouTube, Meta gibi büyük teknoloji platformlarının İngiliz haber kaynaklarına daha fazla görünürlük sağlamasını zorunlu kılacak bir düzenlemeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. BBC tarafından elde edilen bilgilere göre, dijital platformların haber içeriklerini sıralama ve öne çıkarma algoritmalarına müdahale edilmesini öngören bu adım, sosyal medya devleriyle yeni bir çatışmanın fitilini ateşleyecek. Hükümet yetkilileri, özellikle pandemi ve seçim dönemlerinde artan yanlış bilgi ve dezenformasyonun önüne geçebilmek için kaliteli gazeteciliğin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Düzenlemenin temel hedefi, ticari kaygılarla şekillenen algoritmaların kullanıcıları sansasyonel ve çoğu zaman doğrulanmamış içeriklere yönlendirmesini engellemek.
Gelişmenin arka planı
İngiltere Dijital, Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanan belge, çevrimiçi platformların haber kaynaklarına karşı sorumluluklarını yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Mevcut durumda Facebook, Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlar, haber içeriklerini kullanıcı ilgisine ve etkileşim oranlarına göre sıralıyor. Ancak bu sistem, kaliteli gazetecilikten çok tıklama odaklı, çoğu zaman provokatif içerikleri öne çıkarıyor. Hükümetin planı, platformların İngiltere merkezli haber kuruluşlarını belirli kriterlere göre önceliklendirmesini zorunlu kılmak. Bu kriterler arasında haberin doğruluğu, kaynağın güvenilirliği ve kamu yararı gibi unsurlar yer alıyor. Düzenleme, aynı zamanda haber kanallarına adil bir ekonomik getiri sağlamayı da hedefliyor.
Pek çok medya kuruluşu, platformların haber içeriklerini kullanırken herhangi bir telif ödemesi yapmamasından şikayetçi. Avustralya ve Kanada gibi ülkeler, bu sorunu çözmek için teknoloji devlerine haber içerikleri için ödeme yapma zorunluluğu getiren yasalar çıkardı. İngiltere ise farklı bir yol izleyerek, doğrudan ödeme yerine haber içeriklerinin görünürlüğünü artırmayı tercih ediyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın platformların reklam gelirlerine doğrudan müdahale etmediği için daha az dirençle karşılaşabileceğini belirtiyor. Ancak teknoloji şirketleri, algoritmalara müdahalenin ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin bu hamlesi, dijital düzenleme alanında Avrupa Birliği ve diğer ülkeler için emsal teşkil edebilir. AB, Dijital Hizmetler Yasası ile platformların sistematik risklerini yönetmesini zorunlu kılmıştı ancak haberlerin öne çıkarılması konusunda spesifik bir düzenleme getirmemişti. İngiltere'nin Beyaz Kitap'ta yer alacak planı, dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. Uzmanlar, başarılı olması halinde benzer düzenlemelerin diğer ülkelerde de hayata geçirilebileceğini öngörüyor. Öte yandan, Meta ve Google gibi devlerin İngiltere'de yüz milyonlarca kullanıcısı bulunuyor; bu nedenle düzenleme, küresel ölçekte tartışma yaratacak. Sosyal medya platformları, İngiltere'deki reklam gelirlerinin önemli bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya. Ancak hükümet, bu adımın kamu yararını önceleyen bir düzenleme olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu girişimi, Türkiye'de de tartışılan dijital platformların sorumluluğu meselesine ışık tutuyor. Türkiye'de sosyal medya yasasıyla platformlara temsilci atama ve içerik kaldırma yükümlülüğü getirilmişti. Ancak haber kaynaklarının görünürlüğü konusunda henüz benzer bir düzenleme yok. İngiltere'nin modelinin başarılı olması halinde Türkiye'de de kaliteli gazeteciliğin desteklenmesi ve dezenformasyonla mücadele için benzer adımlar atılması gündeme gelebilir. Türk medya kuruluşları, dijital platformlardaki haksız rekabet nedeniyle gelir kaybı yaşarken, bu tür bir düzenleme sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olacaktır.