Yeni Zelanda’nın iktidardaki Ulusal Partisi, kasım ayında yapılacak genel seçimleri kazanması halinde önümüzdeki beş yıl içinde aralarında Brezilya ve Avrupa’nın da bulunduğu yedi ülke veya bölge ile yeni serbest ticaret anlaşmaları (STA) müzakerelerine başlayacağını açıkladı. Ticaret Bakanı Todd McClay’in yaptığı yazılı açıklamada, “Yeni Zelanda’nın ticaret ağını genişletmek, ekonomik büyümenin ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün anahtarıdır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, müzakerelerin tamamlanmasının ardından Yeni Zelanda’nın toplam ticaret hacminin önemli ölçüde artacağı ve ihracatın çeşitlendirileceği belirtildi.
Hedefteki Ülkeler ve Mevcut Durum
Bakan McClay, müzakerelere başlanması planlanan ülkeler arasında Brezilya, Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bulunduğunu söyledi. Bu ülkelerden bazılarıyla daha önce de görüşmeler yapılmış ancak henüz bir anlaşmaya varılamamıştı. Örneğin, Hindistan ile STA müzakereleri 2010 yılında başlamış ancak 2015’te askıya alınmıştı. Yeni Zelanda, şu anda Avustralya, Çin, Singapur ve Güney Kore gibi ülkelerle yürürlükte olan STA’lara sahip. Çin ile 2008’de imzalanan anlaşma, Yeni Zelanda’nın en büyük ticaret ortaklıklarından biri olarak öne çıkıyor. McClay, yeni anlaşmaların özellikle tarım ürünleri, süt ve et ihracatçılarına yeni pazarlar açacağını vurguladı.
Küresel Ticarette Yeni Yaklaşımlar
Yeni Zelanda’nın bu hamlesi, küresel ticaret savaşlarının ve korumacı politikaların arttığı bir döneme denk geliyor. Özellikle Çin-ABD ticaret gerilimi ve Brexit sonrası dönemde, orta ölçekli ihracatçı ülkeler ticaret ortaklıklarını çeşitlendirme arayışında. Yeni Zelanda’nın hedefindeki ülkelerin çoğu, Asya-Pasifik ve Latin Amerika ekonomileri ile Avrupa’nın büyük oyuncuları. Brezilya ile yapılacak bir anlaşma, Mercosur bloğuna erişim sağlayabilecekken, AB ile müzakereler ise Brexit sonrası Birleşik Krallık ile yapılan anlaşmaya paralel bir süreç izleyebilir. Uzmanlar, müzakerelerin tamamlanmasının en az 3-5 yıl sürebileceğini ve özellikle tarım sübvansiyonları konusunda zorluklar yaşanabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yeni Zelanda’nın bu ticaret anlaşması hedefleri, Türkiye’nin de benzer şekilde ticaret ağını genişletme çabalarıyla paralellik gösteriyor. Türkiye’nin Brezilya ile ticaret hacmi düşük olsa da, Mercosur anlaşmaları Türk ihracatçıları için potansiyel bir pazar oluşturabilir. Ayrıca, Yeni Zelanda’nın AB ile girişeceği müzakereler, AB’nin STA politikasında bir değişime işaret ediyorsa, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecini de etkileyebilir. Küresel ticaretteki bu yeni atılım, Türkiye’nin de dış ticaret stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.