Yeni Zelanda'da konut fiyatları Haziran ayında üst üste üçüncü ay düşerek üç yılın en düşük seviyesine yaklaştı. İran'daki savaş endişelerinin tetiklediği küresel petrol şoku, hanehalkı gelirlerini ve tüketici güvenini olumsuz etkilerken, ülke ekonomisinde yavaşlamaya işaret eden veriler artıyor. Emlak veri şirketi CoreLogic'in açıkladığı rakamlara göre, ulusal ortalama konut fiyatı Haziran'da bir önceki aya göre yüzde 0,1 düşüşle 920.000 Yeni Zelanda dolarına (yaklaşık 560.000 ABD doları) geriledi. Bu, Mart 2021'den bu yana görülen en düşük seviye. Yıllık bazda ise fiyatlar yüzde 2,4 azaldı.
Petrol Şokunun Ekonomiye Yansımaları
İran'a yönelik artan askeri gerginlik, küresel petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarırken, Yeni Zelanda gibi enerji ithalatçısı ülkelerde akaryakıt fiyatları rekor kırdı. Ulaşım ve ısınma maliyetlerindeki artış, hanehalkı bütçelerini daraltırken, tüketici güven endeksi son beş yılın en düşük seviyelerine geriledi. Merkez Bankası, enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarını yüzde 5,75'e yükseltmişti; ancak petrol fiyatlarındaki yükseliş, faiz indirimi beklentilerini geciktiriyor. Uzmanlar, konut piyasasındaki durgunluğun bu yılın geri kalanında da sürebileceğini, çünkü alıcıların belirsizlik ortamında temkinli davrandığını belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Yeni Zelanda konut piyasasındaki gerileme, küresel ekonomideki kırılganlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Avustralya, Kanada ve İngiltere gibi benzer emlak balonları yaşayan ülkelerde de fiyatlar düşüş eğiliminde. İran savaşı senaryosu, Orta Doğu'dan Asya-Pasifik'e kadar tedarik zincirlerini tehdit ederken, yatırımcılar güvenli liman arayışına yöneliyor. Yeni Zelanda'nın bu durumdan en çok etkilenen gelişmiş ekonomilerden biri olması, ülkenin yüksek dış ticaret açığı ve enerji bağımlılığından kaynaklanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yeni Zelanda konut piyasasındaki bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin benzer etkilerini Türkiye'de de görmek mümkün. Türkiye, enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki artıştan doğrudan etkileniyor; bu durum cari açığı büyütürken enflasyonu da yukarı çekiyor. Ayrıca, küresel faiz oranlarının yüksek seyretmesi, Türkiye'nin dış finansmana erişimini zorlaştırabilir. Konut piyasası özelinde ise Türkiye'de son dönemde uygulanan kredi kısıtlamaları ve yüksek faizler nedeniyle benzer bir yavaşlama yaşanıyor. Bu tablo, küresel ekonomik durgunluğun Türkiye'yi de etkisi altına alabileceğini gösteriyor.