Eski bir Beyaz Saray yetkilisi Newsweek'e yaptığı açıklamada, İran'la olası bir savaşın Ortadoğu'da bölgesel ittifakların oluşumunu hızlandıracağını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Konseyi'nde eski Ortadoğu direktörü olan Michael Doran, İsrail ile İran arasındaki gerilimin yeni bir bölgesel düzenin şekillenmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Özellikle İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırısı, Arap devletleriyle ilişkileri dönüştürebilir.
Gelişmenin Arka Planı
Ortadoğu'da son yıllarda yaşananlar, geleneksel ittifakların yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor. İbrahim Anlaşmaları ile İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan ile normalleşme sürecine girmişti. Ancak bu anlaşmalar, Filistin meselesini ikinci plana atmış ve İran tehdidi karşısında ortak bir cephe oluşturma amacı taşımıştı. Doran'a göre, İran'la savaş, bu ittifakları daha da güçlendirecek ve Suudi Arabistan gibi henüz normalleşmemiş ülkeleri de sürece dahil edebilecek. İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetler, İsrail ve bazı Arap ülkeleri için ortak bir tehdit oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yeni Ortadoğu düzeninin şekillenmesinde sadece bölgesel aktörler değil, küresel güçler de önemli rol oynuyor. ABD, Rusya ve Çin'in bölgedeki stratejileri, ittifakların yönünü belirliyor. ABD'nin askeri varlığını azaltma eğilimi, bölge ülkelerini kendi güvenliklerini sağlamaya yönlendiriyor. Bu durum, İsrail ile Arap devletleri arasında savunma işbirliğini artırıyor. Öte yandan, İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumu ve uluslararası yaptırımların etkisi, gerilimi tırmandırıcı unsurlar arasında. Uzmanlar, İran'la bir savaşın bölgeyi domino etkisiyle istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Doran'a göre, bu savaş aynı zamanda yeni bir bölgesel mimarinin kurulmasına da zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ortadoğu'da yeniden şekillenen ittifakların dışında kalmamaya çalışıyor. İran'la hem enerji işbirliği hem de Suriye ve Irak'ta rekabet içinde olan Türkiye, İsrail'le son yıllarda yaşadığı gerginliğe rağmen, bölgesel dengeleri yakından takip ediyor. Olası bir İran savaşı, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve sınır güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyesi olarak ittifak yükümlülükleri ve ABD ile ilişkileri de bu çerçevede önem kazanıyor. Yeni düzende Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve bağımsız dış politika çizgisi, hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.