İngiltere'de yeni inşa edilen evlerin satışları son aylarda keskin bir düşüş gösterirken, emlak piyasası alarm veriyor. Mortgage faizlerinin %5'in üzerine çıkması, inşaat maliyetlerinin yüzde 30 artması ve talep erimesiyle birlikte birçok proje rafa kalktı. Uzmanlar, hükümetin acil önlem almaması halinde konut krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulunuyor.
Arz Şoku ve Talepteki Çöküş
Son iki yılda İngiltere genelinde tamamlanan yeni konut sayısı yüzde 40 azaldı. Büyük inşaat firmaları, yüksek faiz oranları ve düşen alıcı talebi nedeniyle projelerini durdurdu. Özellikle Londra, Manchester ve Birmingham gibi büyük şehirlerde yeni ev fiyatları, mevcut konutlara göre çok daha yavaş artsa da ortalama bir hanenin alım gücünün çok üzerinde kalmaya devam ediyor. Pandemi sonrası hızla yükselen ev fiyatları, çoğu kişiyi ev sahibi olma hayalinden uzaklaştırdı. Aynı zamanda kira bedelleri rekor seviyelere ulaştı.
İnşaat sektöründeki bu daralma, ekonomistler tarafından 'tarihsel bir arz şoku' olarak nitelendiriliyor. Çünkü mevcut stok erirken yeni projelerin geleceği belirsiz. Eğer hükümet, mortgage faizlerini düşürmek veya alıcılara sübvansiyon sağlamak gibi müdahalelerde bulunmazsa, ev sahibi olma oranı düşmeye devam edecek. Kiralık konut arzı da zaten yetersizken, kriz hem kiracıları hem de potansiyel alıcıları vuruyor.
Küresel Arka Plan: Merkez Bankalarının Politikaları
İngiltere'deki konut krizi, küresel düzeyde bir eğilimin parçası. ABD'de de benzer şekilde mortgage faizleri yükselirken konut satışları geriledi. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımları, kıta genelinde konut kredilerini pahalı hale getirdi. Türkiye ise faiz politikalarıyla farklı bir rota izlese de yüksek enflasyon ve inşaat maliyetleri nedeniyle konut fiyatları sürekli artıyor. Küresel sermaye akışları, faiz oranları ve enflasyon beklentileri, konut piyasalarını doğrudan etkiliyor.
Uzmanlar, hükümetlerin inşaat firmalarına vergi teşvikleri, arsa tahsisi veya doğrudan sübvansiyon gibi araçlarla müdahale etmesi gerektiğini söylüyor. Rantabl olmayan projelerin hayata geçirilmesi için kamu-özel işbirliği modelleri tartışılırken, İngiltere hükümetinin yakın zamanda bir konut yardım paketi açıklaması bekleniyor. Ancak bütçe disiplini ve yüksek borçluluk, bu paketin kapsamını sınırlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir konut krizi yaşanıyor. Yüksek enflasyon karşısında konut fiyatları hızla artarken, kentsel dönüşüm projeleri yavaş ilerliyor. İngiltere'deki gelişmeler, küresel faiz artışlarının konut piyasalarını nasıl daralttığını gösteriyor. Türkiye'nin düşük faiz politikası kısa vadede talebi canlı tutsa da arz eksikliği ve maliyet artışları sürdürülebilirlik sorunu yaratıyor. Ayrıca yabancı yatırımcı ilgisi ve konut fiyatlarındaki spekülatif hareketler, Türkiye için risk oluşturuyor. Hükümet, sosyal konut projeleri ve imar affı gibi araçlarla denge kurmaya çalışsa da yapısal reformlar olmadan kriz derinleşebilir.