Yemen'deki iç savaş ve insani kriz, birçok kadını daha iyi bir yaşam umuduyla yurt dışında evlenmeye itiyor. Ancak bu evliliklerin çoğu, kadınların bekledikleri gibi sonuçlanmıyor; aksine, sömürü, şiddet ve hayal kırıklığıyla dolu bir tablo ortaya çıkıyor. Orta Doğu'nun farklı ülkelerine, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi körfez ülkelerine giden Yemenli kadınlar, çoğu zaman aracılar veya ailelerinin ayarladığı evliliklerle yeni bir hayata başlıyor. Ancak bu süreç, kadınların yasal korumadan yoksun kalmasına ve şiddete maruz kalmasına yol açıyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden çatışmalar, ülkeyi dünyanın en kötü insani krizlerinden birine sürükledi. Milyonlarca insan yerinden edildi, temel hizmetler çöktü ve işsizlik oranı yüzde 50'nin üzerine çıktı. Bu koşullar altında, birçok aile kızlarını yurt dışına evlendirerek onlara daha iyi bir gelecek sağlamayı umuyor. Ancak, bu evlilikler genellikle yasal bir çerçeveden yoksun oluyor. Kadınlar, eşlerinin ülkelerinde oturma izni alamıyor, sağlık hizmetlerine erişemiyor ve şiddet durumunda sığınacak bir yer bulamıyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'na (UNFPA) göre, Yemen'de kadınların yaklaşık yüzde 30'u 18 yaşından önce evlendiriliyor. Savaşla birlikte bu oran daha da arttı. Yurt dışı evliliklerinde ise durum daha karmaşık. Örneğin, Suudi Arabistan'da geçici bir işçi olarak çalışan bazı Yemenli erkekler, ülkede kalıcı olarak kalmak için Yemenli kadınlarla evleniyor. Ancak bu evliliklerin bir kısmı, kadının rızası olmadan gerçekleşiyor ve kadınlar kendilerini bir anda yabancı bir ülkede, yalnız ve korumasız buluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemenli kadınların yurt dışı evlilikleri, sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda bölgesel bir insan hakları sorunudur. Körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke, göçmen kadınların korunmasına yönelik yeterli yasal düzenlemelere sahip değil. Kadınlar, eşlerinin insafına kalmış durumda; boşanma veya ayrılık durumunda ülkeden sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu durum, kadın ticareti ve modern kölelikle mücadele çabalarını da baltalıyor.
Uluslararası toplum, Yemenli kadınların durumuna dikkat çekmek için çeşitli kampanyalar yürütse de, somut adımlar atılmış değil. İnsan hakları örgütleri, bu evliliklerin kadınların rızasına dayanması ve yasal güvence altına alınması için çağrıda bulunuyor. Ancak, Yemen'deki savaşın sona ermemesi ve bölgesel iş birliğinin zayıflığı, bu sorunun çözümünü geciktiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım politikaları ve göçmen kadınların korunmasına yönelik çabaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Yemen'deki krizden etkilenen sivillere yardım sağlayan önemli ülkelerden biri. Ancak, Yemenli kadınların yurt dışı evliliklerinde karşılaştığı sorunlar, Türkiye'nin de kadın sığınmacılar ve göçmenler için yasal koruma mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle olan ilişkileri çerçevesinde, bu tür insan hakları ihlallerine karşı ortak bir tutum geliştirilmesi bölgesel istikrar için faydalı olacaktır.