Yemen'de yıllardır süren iç savaş ve ekonomik çöküşün gölgesinde, hurma hasadı ülkenin en kurak bölgelerindeki çiftçiler için hayati bir geçim kaynağı olmaya devam ediyor. Ancak yetersiz altyapı ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar, geleneksel yöntemlere bağlı kalan üreticileri her geçen yıl daha fazla zorluyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca yerel ekonomiyi değil, aynı zamanda bölgesel gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: Hurma, hayat kurtarıyor
Yemen'in orta ve doğu bölgelerinde, özellikle Hadramut ve Şabva vilayetlerinde, hurma yetiştiriciliği binlerce aile için ana gelir kaynağı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre, ülkede yaklaşık 8 milyon kişi tarım sektörüne bağımlı ve bu nüfusun önemli bir kısmı hurma üretiminden geçimini sağlıyor. Yemen'de yılda yaklaşık 450 bin ton hurma üretiliyor ve bu, ülkenin toplam tarımsal gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 15'ine denk geliyor.
Ancak bu üretim, 2015'te başlayan ve hâlâ süren iç savaş nedeniyle büyük zarar gördü. Tarım arazilerinin bir kısmı çatışmaların etkisiyle terk edilirken, sulama sistemleri ve yollar, çatışan taraflarca tahrip edildi. Bu da çiftçilerin ürünlerini pazara ulaştırmasını neredeyse imkânsız hale getirdi. Geleneksel yöntemlerle, özellikle elle toplama ve hayvan gücüyle taşıma, modern tarım ekipmanlarının eksikliği nedeniyle hâlâ yaygın. Ancak bu yöntemler, hem iş gücü hem de zaman açısından oldukça maliyetli.
İklim değişikliği ise işleri daha da güçleştiriyor. Artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, hurma ağaçlarının verimini düşürüyor. Kuraklık, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde, sulama için yeraltı sularına bağımlılığı artırdı. Ancak bu sular da tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Çiftçiler, artan tuzluluk ve su kıtlığı nedeniyle yeni fidan dikmekte zorlanıyor. Birçok aile, geçim sıkıntısı nedeniyle kırsal alanları terk ederek şehirlere ya da komşu ülkelere göç etmek zorunda kalıyor.
Buna rağmen, hurma hasadı hâlâ bir umut ışığı. Yerel halk için bu meyve, sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda kültürel ve dini bir sembol. Özellikle Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez bir parçası olan hurma, ülke içinde ve dışında büyük talep görüyor. Hatta Yemen hurması, özellikle Medjool ve Sukkari çeşitleri, Körfez ülkelerinde yüksek fiyatlarla alıcı buluyor. Bu da, ihracatın yeniden canlandırılmasının, ülkenin ekonomik toparlanmasına katkı sağlayabileceğini gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Gıda güvenliği meselesi
Yemen'deki durum, yalnızca bir iç mesele olmaktan çıkmış, bölgesel bir gıda güvenliği sorununa dönüşmüştür. Birleşmiş Milletler, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 70'inin (21 milyondan fazla kişi) gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Bu, dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Hurma üretiminin artırılması, ithalata olan bağımlılığı azaltabilir ve yerli halk için istikrarlı bir gıda kaynağı sağlayabilir. Ancak bu potansiyelin gerçekleştirilmesi için altyapı yatırımları, sulama sistemlerinin yenilenmesi ve çiftçilere teknik destek verilmesi gerekiyor.
Bu süreçte, uluslararası kuruluşlar ve bölgesel aktörler devreye girmeye başladı. Suudi Arabistan merkezli Kral Selman İnsani Yardım ve Yardım Kuruluşları Merkezi, Yemen'de tarımsal kalkınma projelerine fon sağlıyor. Tarım Bakanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de desteklediği bazı projelerle, hurma bahçelerinin rehabilitasyonunu ve modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Bununla birlikte, çatışmaların sona ermesi ve kalıcı bir siyasi çözümün bulunması, bu projelerin başarıya ulaşması için kritik öneme sahip.
Öte yandan, iklim değişikliğinin etkileri tüm bölgeyi tehdit ediyor. Arabistan Yarımadası, küresel ısınmanın en çok hissedildiği bölgelerden biri. Bu durum, sadece Yemen'i değil, Suudi Arabistan, Umman gibi ülkeleri de olumsuz etkiliyor. Hurma gibi kuraklığa dayanıklı ürünlerin yetiştirilmesi, bölgenin gelecekteki gıda güvenliği için hayati bir strateji olabilir. Bu nedenle, Yemen'deki örnekler, bölge ülkeleri için de dersler içeriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'de barış ve istikrarın sağlanması yönünde çaba gösteren ülkelerden biri. Bu bağlamda, Yemen'deki tarım sektörünün iyileştirilmesi, ülkenin kendi kendine yetebilmesi ve bölgesel istikrara katkıda bulunması açısından önemli. Ayrıca, Türkiye'nin tarım alanındaki deneyimi ve teknolojisi, Yemen ile iş birliği için bir fırsat sunuyor. Türk iş insanları ve sivil toplum kuruluşları, ileride istikrar sağlanırsa, Yemen'de tarımsal kalkınma projelerinde yer alabilir. Bu, hem bölgede Türkiye'nin etkisini artırabilir hem de insani yardım çabalarına destek olur. Ancak, bu tür bir iş birliği için Yemen'deki çatışmaların sona ermesi ve güvenli bir ortamın oluşması gerekiyor.