Avrupa Birliği, Almanya'nın Leipzig kentinde bir sanayi tesisine düzenlenen ve 'devlet destekli terörizmin tüm izlerini taşıdığı' belirtilen insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından Rusya'nın geçici maslahatgüzarını bugün Brüksel'deki karargahına çağırdı. AB dışişleri yüksek temsilcisi Kaja Kallas, yaptığı açıklamada söz konusu saldırının 'devlet destekli terörizmin tüm belirtilerini taşıdığını' söylerken, Fransa'nın da benzer bir adım atarak Rusya'nın Paris'teki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na davet ettiğini duyurdu. Saldırı, Almanya'da Mart 2025'te gerçekleşti ve Leipziger Zeitung gazetesinin aktardığına göre, bir kimya tesisinin bulunduğu bölgede meydana geldi. Saldırı sonucunda can kaybı yaşanmazken, maddi hasar oluştu.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, Almanya'nın doğusundaki Leipzig kentinde, sanayi bölgesinde yer alan bir kimya tesisine yönelik gerçekleştirildi. Alman federal polisi ve eyalet polisi olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında İHA'nın menşei ve kullanılan patlayıcı türü araştırılıyor. Alman yetkililer, saldırının ardından yaptıkları ilk açıklamada, olayın arkasında 'devlet destekli bir aktörün' olabileceğini belirtmişti. Almanya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise bu tür bir saldırının, ülkenin kritik altyapısını hedef alması nedeniyle ciddiye alındığı ifade edildi.
AB dışişleri yüksek temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "Bu saldırı, devlet destekli terörizmin tüm belirtilerini taşıyor. Uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Rusya'nın maslahatgüzarını çağırarak bu saldırıyı kınadığımızı ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini ilettik. Benzer bir adımı Fransa da atmıştır." dedi. Kallas ayrıca, AB'nin bu tür eylemlere karşı caydırıcılık ve dayanıklılığı artırma kararlılığını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Rusya'nın Avrupa'da artan sabotaj ve istihbarat faaliyetlerine ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi. Son aylarda çeşitli Avrupa ülkelerinde Rusya'ya bağlı olduğu iddia edilen sabotaj eylemleri rapor edilmişti. Örneğin, Birleşik Krallık'ta bir depoda çıkan yangında Rus askeri istihbaratının (GRU) parmağı olduğu iddia edilmişti. Almanya'da ise geçen yıl bir askeri üste suikast girişimi planlandığı iddiasıyla bir Rus vatandaşı tutuklanmıştı.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council'den uzmanlar, bu tür saldırıların Rusya'nın hibrit savaş doktrininin bir parçası olduğunu, amacın Avrupa ülkelerinde kaos yaratmak ve Ukrayna'ya verdikleri desteği baltalamak olduğunu belirtiyor. Zelensky yönetiminden yapılan açıklamalarda da benzer eylemlerin Rusya tarafından Ukrayna'nın altyapısına yönelik saldırılarla koordineli olarak yapıldığı öne sürülüyor.
Diplomatik kriz, Rusya-Ukrayna savaşının üçüncü yılını doldurduğu bir dönemde yaşanıyor. AB, Rusya'ya uygulanan yaptırımların genişletilmesi için üye ülkeler arasında görüşmelerini sürdürürken, bu tür bir olay müzakereleri zorlaştırabilir. Rusya tarafından henüz resmi bir yanıt verilmedi, ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, "Bu tür suçlamaların asılsız olduğunu ve Batı'nın Rusya'yı karalamak için bahane aradığını" söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Batı arasında denge politikası izleyerek Ukrayna savaşında arabulucu rol üstlenmiştir. Leipzig saldırısı sonrası AB'nin Rusya'ya yönelik sert tutumu, Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir; zira Türkiye, Rusya ile enerji ve savunma alanlarında iş birliğini sürdürürken, Batı ile de müttefiktir. Bu tür bir olay, Avrupa'daki Rus karşıtı yaptırımların derinleşmesine yol açarsa, Türkiye'nin ekonomik ilişkileri üzerinde bazı yansımaları olabilir. Ancak Türkiye'nin, bölgesel bir güç olarak hem Rusya hem Ukrayna ile diyaloğu sürdürme çabası, yeni bir krizde etkili bir aktör olmasını sağlayabilir.