Yemen'in üçüncü büyük kenti Taiz'de, İran destekli Husi güçlerinin kenti çevreleyen kuşatmayı daraltması üzerine Ali Hassan ve ailesi bir okulun merdiven boşluğuna sığındı. Hassan, “Çocuklarımın çığlıkları kulaklarımda yankılanıyor. Dışarıda patlamalar var, içeride ise açlık ve korku” diyerek yaşadıkları çaresizliği anlattı.
Kuşatmanın arka planı ve insani kriz
Taiz, 2014'ten bu yana süren Yemen iç savaşında stratejik öneme sahip bir kent. Husi güçleri, 2015'ten itibaren kentin büyük bölümünü kontrol altına alırken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği hükümet güçleri kentin bazı bölgelerinde direniyor. Son haftalarda Husi güçlerinin kentin kuzey ve batı girişlerini ele geçirmesiyle kuşatma iyice sıkıştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Taiz'de 600 binden fazla sivil kuşatma altında yaşıyor; gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısı had safhada.
Ali Hassan gibi binlerce aile, evlerini terk ederek okullara, hastanelere ve bodrumlara sığınıyor. Ancak bu sığınaklar da güvenli değil. Geçtiğimiz hafta kent merkezindeki bir okulun bahçesine isabet eden top mermisi sonucu aralarında çocukların da bulunduğu en az 12 sivil hayatını kaybetti. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Taiz'deki hastanelerin ilaç ve tıbbi malzeme stoklarının tükenmek üzere olduğu uyarısında bulundu.
Husi yetkilileri, kuşatmanın “askeri hedeflere yönelik” olduğunu savunurken, bölgedeki bağımsız gözlemciler sivil kayıpların arttığını ve insani yardımların engellendiğini belirtiyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise kente havadan yardım ulaştırmaya çalışıyor; ancak hava sahasının Husi kontrolünde olması nedeniyle operasyonlar sekteye uğruyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen krizi, Orta Doğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının en kanlı cephelerinden biri. Husi güçlerinin Taiz kuşatması, İran'ın bölgedeki etkisini artırma çabası olarak yorumlanıyor. BM Güvenlik Konseyi, son altı ayda Yemen'e yönelik insani yardımların yalnızca yüzde 40'ının finanse edildiğini açıkladı. Kriz, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını da tehdit ediyor; Husi güçlerinin liman kenti Hudeyde'deki varlığı, gemilerin rotalarını değiştirmesine yol açıyor.
Uzmanlar, Taiz'in düşmesi durumunda Husi güçlerinin ülkenin güneyine doğru ilerleyebileceğini ve insani felaketin daha da derinleşeceğini öngörüyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara acil ateşkes çağrısında bulunurken, görüşmelerin yeniden başlaması için çabalar sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde insani diplomasi yürüterek bölgesel istikrarı önceliyor. Taiz'deki kuşatmanın derinleşmesi, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ticaret yollarının güvenliğine yönelik endişelerini artırıyor. Türk dış politikası, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi gözetirken, insani yardımların ulaştırılması için BM ile işbirliğini sürdürüyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Afrika ve Asya ile ticaretinde lojistik risk oluşturuyor. Ankara, bölgesel aktörlerle diyalog kanallarını açık tutarak krizin siyasi çözümüne katkı sağlamayı hedefliyor.