Yemen'in başkenti Sanaa'da bulunan uluslararası havalimanına yönelik hava saldırıları düzenlendiği bildirildi. Saldırıların yerel saatle öğleden sonra gerçekleştiği ve havalimanında maddi hasar meydana geldiği belirtiliyor. İlk bilgilere göre saldırılarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı henüz doğrulanamadı. Sanaa Uluslararası Havalimanı, Husilerin kontrolündeki başkentin sivil havacılık faaliyetlerinin merkezi konumunda. Saldırıların ardından bölgeden dumanların yükseldiği ve havalimanı çevresinde panik yaşandığı aktarılıyor.
Saldırıların Arka Planı ve Yemen'deki Mevcut Durum
Yemen, 2014 yılından bu yana iç savaşın penceresinden derin bir istikrarsızlık yaşıyor. İran destekli Husiler, 2014'te başkent Sanaa'yı ele geçirerek hükümeti devirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten itibaren Husilere karşı hava operasyonları düzenliyor. Sanaa Havalimanı, koalisyon güçleri tarafından defalarca hedef alındı; 2016'dan bu yana sivil uçuşlar büyük ölçüde durdurulmuş durumda. Havalimanı, zaman zaman Birleşmiş Milletler ve insani yardım uçuşlarına ev sahipliği yapıyor. Son saldırılar, Yemen'de kırılgan ateşkes çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Nisan 2022'de ilan edilen ve defalarca uzatılan ateşkes, taraflar arasında kalıcı bir barışa dönüşemedi. Saldırının faili konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı; ancak gözlemciler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun veya Husilerin karşılıklı suçlamalarda bulunabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Vekalet Savaşlarının Gölgesinde Yemen
Yemen'deki çatışma, yalnızca iç dinamiklerden kaynaklanmıyor; bölgesel güçlerin vekalet savaşına sahne oluyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Husileri İran'ın bölgedeki uzantısı olarak görüyor ve koalisyon aracılığıyla müdahale ediyor. İran ise Husilere askeri ve siyasi destek sağlamakla suçlanıyor. Bu durum, Yemen'i Orta Doğu'da İran-Suudi rekabetinin kilit cephelerinden biri haline getiriyor. Sanaa Havalimanı'na düzenlenen saldırılar, bölgesel gerilimin yeniden tırmanabileceğine işaret ediyor. Öte yandan, Yemen'deki insani kriz derinleşiyor: BM'ye göre nüfusun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç. Havalimanının vurulması, yardım koridorlarını daha da kısıtlayabilir. Uluslararası toplum, taraflara sivil altyapıyı hedef almama çağrısında bulunuyor; ancak çatışmanın sona ermesi için somut bir adım atılmış değil. ABD ve Batılı ülkeler, Suudi Arabistan'a silah satışlarını sürdürürken, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları küresel ticareti tehdit ediyor. Bu bağlamda Sanaa Havalimanı'na yönelik saldırılar, sadece yerel değil, küresel enerji ve ticaret güvenliğini de etkileyebilecek bir potansiyele sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde aktif bir arabuluculuk yürütmese de bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Sanaa Havalimanı'na yapılan saldırılar, Türkiye'nin insani yardım operasyonlarını zorlaştırabilir; zira Türkiye, Yemen'e yardım götüren ülkeler arasında. Ayrıca çatışmanın tırmanması, Kızıldeniz'deki güvenlik risklerini artırarak Türk ticaret gemilerinin seyrini ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ihracatı olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin Suudi Arabistan ve BAE ile son dönemde normalleşen ilişkileri, Yemen politikasında denge gözetmesini gerektiriyor. Bölgesel barışın tesisi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve ticaret yolları için kritik.