Yemen ordusu, İran destekli Husilere yönelik sert bir uyarıda bulunarak, son günlerde artan saldırıların bölgede ciddi bir tırmanış riskini beraberinde getirdiğini açıkladı. Ordu sözcüsü, Husilerin ateşkes ihlallerinin ve saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, uluslararası topluma ve koalisyon güçlerine çağrıda bulundu. Bu gelişme, Yemen'de yıllardır süren iç savaşın sona erdirilmesi için yürütülen diplomatik çabaları tehdit ederken, bölgesel güçlerin de endişelerini artırıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen ordusu tarafından yapılan açıklamada, Husilerin son haftalarda Marib, Hudeyde ve Taiz gibi stratejik bölgelerde saldırılarını yoğunlaştırdığı ve bu saldırıların sivil kayıplara yol açtığı belirtildi. Ordu sözcüsü, Husilerin Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerini baltaladığını ifade ederek, bu tutumun bölgesel bir çatışmaya dönüşme potansiyelini artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, Husilerin balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik tehdit oluşturduğu, bu durumun Koalisyon güçlerinin askeri müdahalesini tetikleyebileceği yorumları yapılıyor.
Yemen'de 2014 yılında başlayan iç savaş, Husiler ile uluslararası alanda tanınan hükümet arasında devam ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, hükümete destek verirken, İran'ın da Husilere askeri ve mali yardım sağladığı biliniyor. Ateşkes anlaşmalarına rağmen çatışmaların sürmesi, insani krizi derinleştirirken, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. BM verilerine göre, Yemen nüfusunun büyük bir kısmı gıda güvensizliği ve temel hizmet eksikliği ile karşı karşıya.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki bu son tırmanış, sadece ülke içindeki dengeleri değil, aynı zamanda bölgesel güç mücadelesini de etkiliyor. Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabet, Yemen sahasında bir vekalet savaşı olarak sürüyor. Husilerin saldırıları, Suudi topraklarına yönelik tehditleri artırırken, bu durumun Riyad'ın misilleme operasyonlarına yol açabileceği belirtiliyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa ülkeleri, Yemen'deki istikrarsızlığın Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını tehdit etmesinden endişe ediyor. Husilerin geçmişte Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırıları, küresel enerji tedarikinde aksamalara neden olmuştu.
Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler öncülüğünde Yemen'de kalıcı bir barışın tesisi için çaba gösteriyor. Ancak, taraflar arasındaki güven eksikliği ve dış güçlerin müdahalesi, bu çabaları sekteye uğratıyor. Uzmanlar, Husilerin askeri kazanımlarını artırarak masada daha güçlü bir konuma gelmeye çalıştığını, bu nedenle ateşkes ihlallerinin devam ettiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından takip ettiği Ortadoğu'daki istikrarsızlığın bir parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Yemen'deki çatışmaların sona ermesi gerektiğini savunurken, aynı zamanda bölgede kendi güvenlik çıkarlarını da gözetiyor. Yemen'deki tırmanış, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarının güvenliğini tehdit ederek küresel enerji arzını etkileyebilir ve bu durum Türkiye'nin enerji ithalatını dolaylı olarak olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bölgesel bir çatışmanın yayılması, Türkiye'nin yoğunlaştığı Suriye ve Irak meselelerinden dikkati dağıtabilir. Bu nedenle Ankara, diplomatik çözümleri desteklemekte ve tarafları itidale davet etmektedir.