İran, Umman ile Hürmüz Boğazı'nda yeni deniz yolları tanımlayan anlaşmanın son aşamalarında olduğunu ancak boğazın yeniden açılması için ABD'nin adım atması gerektiğini yineledi. Pazar günü yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki müzakerelerin ilerlediği belirtilirken, Tahran yönetiminin boğazın trafiğe açılmasını Washington'un yaptırımları hafifletme konusunda somut adımlar atmasına bağladığı vurgulandı.
Gelişmenin Arka Planı
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Umman ile yürütülen müzakerelerde sona yaklaşıldığını açıkladı. Bakan, uluslararası sularda seyrüsefer güvenliğini sağlamayı hedefleyen anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri düzenleyeceğini söyledi. Ancak İran'ın nükleer programına yönelik Batı yaptırımları, anlaşmanın uygulanmasının önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Emir Abdullahiyan, yaptırımların kaldırılması için ABD'nin somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlatılan ve Başkan Joe Biden yönetiminde de süren yaptırımlar, İran ekonomisini zor durumda bırakırken, Tahran yönetimi bu durumu boğazın kapanmasına gerekçe olarak gösteriyor.
Reuters'a konuşan İranlı yetkililer, Umman ile varılacak anlaşmanın bölgesel güvenliğe katkı sağlayacağını savunuyor. İran'ın geçtiğimiz yıllarda Hürmüz Boğazı'nda çok sayıda askeri tatbikat yapması ve bazı tankerlere el koyması, uluslararası toplumda endişe yaratmıştı. Bu nedenle yeni anlaşmanın, bölgede istikrarın sağlanması için önemli bir adım olabileceği değerlendiriliyor. Ancak İran'ın tutumu, ABD'nin yaptırım politikalarını gözden geçirmesine bağlı görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olması nedeniyle küresel enerji güvenliği için kilit öneme sahip. Boğazın kapatılması veya geçişlerin aksaması, petrol fiyatlarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. İran'ın bu tür tehditleri sık sık gündeme getirmesi, bölgede gerginlik yaratıyor. Umman ile yapılacak anlaşma, İran'ın boğaz üzerindeki kontrolünü artırabileceği yorumlarına neden olurken, Batılı ülkelerin endişelerini de beraberinde getiriyor.
Diplomatik kaynaklar, Umman'ın İran ile Batı arasında aracı rolü üstlendiğini belirtiyor. Umman, Körfez ülkeleri arasında İran ile en iyi ilişkilere sahip ülkelerden biri olarak biliniyor. Bu anlaşmanın, İran'ın uluslararası toplumla diyaloğunu artırması ve nükleer müzakerelerde ilerleme sağlaması için bir fırsat olabileceği düşünülüyor. Ancak İran'ın yaptırımların kaldırılması şartı, anlaşmanın hayata geçmesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından yakından takip edildiği bir konudur. Türkiye, petrol ve doğal gaz ithalatının önemli bir kısmını bu bölgeden karşılıyor; boğazdaki olası bir kriz, enerji fiyatlarını artırarak ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İran ile Batı arasındaki gerilimlerin azalmasını ve diplomatik çözümler bulunmasını destekliyor. Ayrıca Türkiye, Orta Doğu'da istikrarın sağlanması için bölgesel diyaloğun artırılması gerektiğini savunuyor; bu kapsamda Umman'ın arabuluculuğu olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ankara'nın, bölgede güvenliği tehdit eden her türlü duruma karşı dikkatli olduğu ve enerji arz güvenliğini sürdürmek için politikalar geliştirdiği biliniyor.