Yemen hükümetine bağlı ordu birlikleri, İran destekli Husilere karşı ülkenin güneyindeki Şabve ve kuzeyindeki Marib vilayetlerinde geniş çaplı saldırılar düzenlediğini duyurdu. Yemen ordusu tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içinde Husilerin mevzilerine yönelik topçu ve hava saldırılarının yoğunlaştırıldığı, çok sayıda Husi savaşçısının etkisiz hale getirildiği ve stratejik bazı noktaların kontrol altına alındığı belirtildi. Saldırıların, uluslararası meşru hükümetin yeniden tesis edilmesi ve ülkenin doğal kaynaklarının korunması amacıyla yürütülen operasyonların bir parçası olduğu ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Yemen, 2014 yılından bu yana İran destekli Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başlayan ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle derinleşen bir iç savaşa sahne oluyor. Birleşmiş Milletler'in raporlarına göre, çatışmalar nedeniyle on binlerce insan hayatını kaybetti ve ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Son yıllarda ateşkes girişimlerine rağmen taraflar arasında zaman zaman şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Yemen ordusunun bu son saldırısı, özellikle Şabve bölgesindeki enerji kaynaklarının kontrolü açısından kritik önem taşıyor.
Yemen ordusu, Şabve vilayetindeki petrol sahalarının yakınlarında Husilere karşı ilerleme kaydettiğini ve bu bölgedeki stratejik noktaları geri aldığını açıkladı. Marib'de ise hükümet güçlerinin, Husi saldırılarını püskürttüğü ve birçok noktada karşı saldırıya geçtiği bildiriliyor. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği hükümet güçlerinin, Husiler karşısında yeniden inisiyatifi ele alma çabasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki çatışmalar, yalnızca ülkenin iç meselesi olmaktan çıkarak bölgesel bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda. İran'ın Husilere askeri ve mali destek sağladığı bilinirken, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon da hükümet güçlerini destekliyor. Bu durum, Yemen'i Suudi Arabistan ile İran arasındaki nüfuz mücadelesinin en sıcak çatışma alanlarından biri haline getiriyor.
Son dönemde Suudi Arabistan'ın İran'la diyalog ve normalleşme adımları atması, Yemen'de kalıcı bir ateşkes umutlarını artırmıştı. Ancak bu saldırılar, taraflar arasındaki güven duygusunun hala zayıf olduğunu ve askeri çözüm arayışlarının devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan, Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz'deki deniz ticareti ve küresel enerji nakil hatları üzerinde de risk oluşturuyor. BM ve uluslararası toplum, tarafları diyalog masasına dönmeye ve acil insani yardım koridorlarının açılmasına çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen ve ülkenin toprak bütünlüğünü savunan bir tutum sergilemektedir. Bu kapsamda, Yemen ordusunun Husilere karşı elde ettiği başarılar, Türkiye'nin desteklediği meşru hükümetin sahadaki konumunu güçlendirebilir. Ancak çatışmaların yeniden tırmanması, bölgesel istikrarsızlığı artırabilir ve Kızıldeniz'deki güvenlik endişelerini derinleştirebilir. Türkiye için önemli olan, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması ve insani krizin önlenmesidir. Bu bağlamda Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasına yönelik diplomatik girişimlere katkı sunmaya devam etmektedir.