Yemen hükümet güçleri, son 24 saat içinde Husi militanlarının mevzilerine yönelik 780 saldırı gerçekleştirdi. Ordu sözcüsü Tümgeneral Macid Abdullah el-Nuzayli'nin Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamaya göre, bu operasyonlarda yaklaşık 512 Husi savaşçısı etkisiz hale getirildi ve 330'dan fazla askeri araç imha edildi veya hasar gördü. Sözcü, saldırıların Husi güçlerinin son dönemdeki saldırı kapasitesini kırmayı amaçladığını belirtti.
Operasyonun Arka Planı ve Ayrıntılar
El-Nuzayli, düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, hükümet güçlerinin Husi kontrolündeki bölgelerdeki askeri hedefleri vurduğunu söyledi. Saldırıların Marib, Cevf ve Bayda cephe hatlarında yoğunlaştığı öğrenildi. Yemen hükümeti, İran destekli Husi milislerine karşı uzun süredir mücadele veriyor. Ülke iç savaşı 2014'ten bu yana devam ediyor ve son aylarda çatışmalar şiddetlenmiş durumda.
Hükümet güçleri, son haftalarda Husi milislerinin insansız hava araçları ve balistik füze saldırılarını artırması üzerine karşı operasyonlarını genişletti. El-Nuzayli, "Husi milisleri, sivilleri hedef alan saldırılarını sürdürürken, biz de meşru müdafaa hakkımızı kullanarak bu tehditleri bertaraf ediyoruz" dedi. Sözcü, operasyonlarda ele geçirilen silah ve mühimmatın da olduğunu ekledi. Ancak bağımsız kaynaklar, çatışmaların her iki tarafta da can kaybına yol açtığını ve sivil yerleşim bölgelerinin zarar gördüğünü bildiriyor.
Yemen'de Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmaları defalarca ihlal edildi. Uluslararası toplum, taraflara çatışmayı sona erdirme çağrısı yapıyor ancak kalıcı bir barış sağlanamadı. Son gelişmeler, ülkedeki insani krizin daha da derinleşmesinden endişe edildiği bir dönemde yaşandı. BM'ye göre, Yemen'de 20 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun 2015'ten bu yana Husi milislerine karşı verdiği mücadelenin bir parçası. Husi milisleri, Suudi Arabistan ve BAE'ye yönelik saldırılar düzenleyerek bölgesel istikrarı tehdit ediyor. ABD ve Birleşik Krallık, Husi milislerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı koalisyon güçlerine destek veriyor. Son dönemde Husi milislerinin Kızıldeniz'de artan saldırıları, küresel deniz ticaretini ve enerji arz güvenliğini tehdit ediyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe ediyor. İran'ın Husi milislerine verdiği destek, Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerginliğin bir parçası olarak görülüyor. Son aylarda Suudi Arabistan ile İran arasında başlayan diyalog süreci, Yemen'deki çatışmanın seyrini etkileyebilir. Ancak Husi milislerinin saldırılarını sürdürmesi, bu süreci zora sokuyor.
Yemen hükümeti, meşruiyetini korumak ve ülke genelinde kontrolü sağlamak için uluslararası destek arıyor. BM Güvenlik Konseyi, Husi milislerine yönelik silah ambargosunu sürdürüyor. Ancak ambargonun etkinliği tartışmalı. Son operasyonlar, hükümet güçlerinin askeri kapasitesini göstermesi açısından önemli. Yine de çatışmanın askeri bir çözümle sona ermeyeceği, siyasi diyalogun şart olduğu vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmada taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarın korunmasına önem veriyor. Husi milislerinin Kızıldeniz'deki saldırıları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarının güvenliğini doğrudan etkiliyor. Kızıldeniz, Türk ihracatı için kritik bir güzergah; yaşanan istikrarsızlık, navlun maliyetlerini artırarak Türk ekonomisine olumsuz yansıyabilir. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengeleyerek Yemen'de siyasi çözümü destekliyor. İran ile yürütülen diyalog süreci, Türkiye'nin bölgesel barış çabalarına katkı sağlayabilir. Ancak çatışmanın uzaması, Türkiye'nin insani yardım koridorlarını da riske atıyor.