Yemen hükümetine bağlı kuvvetler, Orta Yemen'in Taiz kentinde Husilere ait hedeflere 71 saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu. Saldırıların, Husilerin Taiz çevresindeki askeri kapasitesini kırmaya yönelik olduğu belirtildi. Taiz, ülkenin güneybatısında stratejik bir konumda bulunuyor ve yıllardır çatışmaların merkezinde yer alıyor.
Taiz'deki çatışmaların arka planı
Taiz, 2014'ten bu yana Husiler ile Yemen hükümeti arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Husiler, başkent Sanaa'yı ele geçirdikten sonra Taiz'i de kuşatma altına almış, ancak kent merkezi hükümet güçlerinin kontrolünde kalmıştı. Son saldırılar, Husilerin kentteki varlığını zayıflatmayı amaçlıyor. Hükümet güçleri, son dönemde çeşitli cephelerde taarruza geçerek Husilerin elindeki bölgeleri geri almaya çalışıyor.
Yemen'deki iç savaş, 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Koalisyon, Husileri destekleyen İran'a karşı Yemen hükümetini destekliyor. Taiz, bu savaşta kritik bir cephe hattı olarak öne çıkıyor; kentin kontrolü, ülkenin güneyi ile kuzeyi arasındaki bağlantıyı etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki çatışmalar, Orta Doğu'da mezhep temelli bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Husiler, İran'dan askeri ve finansal destek alırken, Yemen hükümeti Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından destekleniyor. ABD ve Batılı ülkeler de Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarına karşı koalisyona istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. Taiz'deki son saldırılar, Husilerin bölgedeki balistik füze ve insansız hava aracı kapasitesini hedef alıyor olabilir.
Birleşmiş Milletler, Yemen'de siyasi çözüm için çeşitli girişimlerde bulunsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve dış müdahaleler nedeniyle kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. İnsani kriz her geçen gün derinleşiyor; milyonlarca Yemenli açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. Taiz'deki çatışmaların şiddetlenmesi, sivil kayıpları artırabilir ve insani yardımların ulaşmasını zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmalarda taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarı yakından takip ediyor. Taiz'deki çatışmalar, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Ayrıca, Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin insani diplomasi açısından önemli bir sınav. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi koruyarak bölgesel gerilimin düşürülmesi için diplomatik çaba harcıyor. Yemen'de kalıcı barış, Türkiye'nin Orta Doğu'daki istikrar arayışına katkı sağlayacaktır.