İsrail merkezli haber sitesi Ynet'e konuşan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kaynaklı bir yetkili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Flydubai uçağına yönelik siber saldırı girişimini İran'a bağlamasının siyasi gerekçeler taşıdığını öne sürdü. Flydubai'ye ait bir yolcu uçağının iletişim sistemlerinin geçtiğimiz günlerde hedef alındığı iddiası, İsrail ve BAE arasında gerilime yol açmıştı.
Olayın Arka Planı ve İddialar
Flydubai'ye ait bir uçağın uçuş sırasında GPS sinyallerinin karıştırıldığı ve pilotlara yönelik sahte talimatlar gönderilmeye çalışıldığı öne sürülmüştü. İsrail yönetimi, olayın arkasında İran'ın olduğunu iddia ederek Tahran'ı suçlamıştı. Ancak BAE'li yetkililer, ellerinde İran'ı işaret eden somut bir kanıt bulunmadığını, Netanyahu'nun bu olayı İran'a karşı yürüttüğü diplomatik kampanyaya destek için kullandığını belirtiyor.
Ynet'in aktardığına göre, BAE'li kaynak, "Netanyahu'nun Flydubai olayını İran'a bağlaması tamamen siyasi bir hamle. İsrail Başbakanı, uluslararası kamuoyunda İran'ı yalnızlaştırmak için bu tür olayları kullanıyor" ifadelerini kullandı. Kaynak, olayın teknik olarak hâlâ araştırıldığını ve kesin bir sonuca varılmadığını vurguladı.
Flydubai, BAE'nin Dubai merkezli düşük maliyetli havayolu şirketi. Olayın ardından şirket, uçuş güvenliğiyle ilgili herhangi bir tehdit tespit edilmediğini açıklamıştı. Ancak İsrail basınında çıkan haberler, olayı geniş çaplı bir siber saldırı olarak lanse etmişti.
İsrail-BAE İlişkileri ve İran Faktörü
İsrail ve BAE, 2020 yılında imzalanan Abraham Anlaşmaları ile diplomatik ilişki kurmuştu. İki ülke arasındaki işbirliği özellikle güvenlik ve istihbarat alanında hızla gelişmişti. Ancak son dönemde İsrail'in İran'a yönelik sert söylemleri ve bölgesel politikaları, BAE dâhil olmak üzere Körfez ülkelerinde rahatsızlık yaratıyor. BAE, İran ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürmeye özen gösteriyor ve İsrail'in İran'ı hedef alan provokatif adımlarından endişe duyuyor.
Netanyahu hükümeti, İran'ın nükleer programını ve bölgesel faaliyetlerini uluslararası gündeme taşımak için son aylarda yoğun bir kampanya yürütüyor. İsrail istihbaratı, İran'ın siber saldırı kapasitesinin arttığını ve Körfez ülkelerine yönelik tehdit oluşturduğunu iddia ediyor. Ancak bu iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Uzmanlar, Flydubai olayının İsrail-BAE ilişkilerinde bir güven krizine yol açabileceğini belirtiyor. BAE, İsrail ile olan işbirliğini sürdürmek istese de İran'a karşı yürütülen sert politikaların kendisini de hedef haline getirmesinden çekiniyor. İsrail'in İran'ı suçlayan açıklamaları, BAE'nin bölgesel denge politikasını zorlaştırıyor.
İran'ın Tutumu ve Uluslararası Yansımalar
İran, Flydubai olayıyla ilgili suçlamaları reddetti. Tahran yönetimi, İsrail'in kendisine yönelik suçlamalarının asılsız olduğunu ve bölgede gerilimi tırmandırmayı amaçladığını savunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "İsrail rejimi, her fırsatta İran'ı karalamak için komplo teorileri üretiyor. Flydubai olayıyla hiçbir ilgimiz yok" dedi.
Uluslararası sivil havacılık kuruluşları, olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak GPS sinyali karıştırma olaylarının son yıllarda Orta Doğu'da arttığı biliniyor. Özellikle İran ve İsrail arasındaki gizli savaşın bir parçası olarak deniz ve hava araçlarına yönelik siber saldırılar gündeme geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-İran geriliminin BAE üzerinden tırmanmasını yakından izliyor. Ankara, bölgede istikrarın korunması ve ticari uçuşların güvenliği konusunda hassas. Flydubai olayı, Türk havayolu şirketlerinin de benzer siber saldırılarla karşılaşabileceğini gösteriyor. Türkiye, İsrail'in İran'ı suçlayan açıklamalarının bölgesel gerilimi artırmasından endişe ediyor. Ayrıca BAE ile İsrail arasındaki olası bir güven krizi, Körfez'deki dengeleri etkileyerek Türkiye'nin ekonomik ve diplomatik çıkarlarını da dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog kanallarının açık tutulmasını savunuyor.