Yemen'in kuzeybatısında Husiler ile Suudi destekli hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, stratejik öneme sahip dağlık bölgelerde yoğunlaştı. Son bir hafta içinde binlerce sivil, artan çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Öte yandan ABD medyasında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump yönetimi, Pazar günü Husilere yönelik planlanan hava saldırılarını son anda durdurdu.
Stratejik Tepeler İçin Mücadele
Yemen'in kuzeybatısındaki Saada ve Hacce cephe hatlarında taraflar arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Husiler, başkent Sana'a'nın kuzeybatısındaki dağlık bölgelerde stratejik hakimiyet sağlamak amacıyla geniş çaplı operasyonlar yürütüyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği Yemen hükümet güçleri ise bu ilerlemeyi durdurmaya çalışıyor.
Bölgedeki kaynaklara göre, son çatışmalarda her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Hastaneler ve yardım kuruluşları, artan yaralı sayısı nedeniyle zorluk yaşıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizin daha da derinleşebileceği uyarısında bulundu. Ülke genelinde 4 milyondan fazla kişi yerinden edilmiş durumda ve son çatışmalarla birlikte bu sayıya yenileri ekleniyor.
ABD'nin Rolü ve Trump'ın Kararı
ABD basınında çıkan haberlere göre, Başkan Trump Pazar günü Husilere yönelik kapsamlı hava saldırılarını son anda iptal etti. Kararın gerekçesi netleşmezken, Beyaz Saray'dan resmi bir açıklama yapılmadı. Husiler, son aylarda Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını artırmış, ABD ve İngiltere ise bu saldırılara karşılık olarak Husi hedeflerini vurmuştu.
Trump'ın saldırıyı durdurma kararı, bölgedeki tansiyonu geçici olarak düşürebilir. Ancak uzmanlar, bunun Husilerin askeri kapasitesini hedef almaktan vazgeçildiği anlamına gelmediğini belirtiyor. ABD'nin Yemen politikası, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme çabasının bir parçası olarak görülüyor. Husiler, İran tarafından desteklenen bir grup olarak biliniyor.
İnsani Kriz Derinleşiyor
Yemen, yıllardır süren iç savaşın yıkıcı etkileriyle boğuşuyor. BM verilerine göre, ülke nüfusunun %80'i insani yardıma muhtaç durumda. Gıda güvensizliği, salgın hastalıklar ve temiz suya erişim sorunları had safhada. Son çatışmalar, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor.
Uluslararası yardım kuruluşları, artan güvenlik riskleri nedeniyle bazı bölgelerde faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldı. Sınır kapılarının kapalı olması ve hava saldırıları, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor. Kızıldeniz'deki gerilim ise deniz ticaretini olumsuz etkiliyor ve küresel ekonomiye yansımaları oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar ve Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Kızıldeniz, Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa'ya giden ticaret yollarının kritik bir parçası. Husilerin saldırıları, deniz taşımacılığı maliyetlerini artırarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin insani yardım diplomasisi açısından önem taşıyor. Türkiye, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ancak Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkileri dengeleme ihtiyacı, Türkiye'nin manevra alanını sınırlıyor.