Yemen'de hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasında çıkan yoğun çatışmalarda onlarca kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Son günlerde ABD ile İran arasında tırmanan bölgesel gerilimin bir yansıması olarak değerlendirilen olaylar, özellikle Marib, Hudeyde ve Taiz bölgelerinde yoğunlaşıyor. Husiler, Suudi Arabistan topraklarına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırarak tehditlerini yükseltirken, Suudi liderliğindeki koalisyon da hava saldırılarıyla karşılık veriyor.
Gelişmenin Arka Planı: Yedi Yıldır Süren Savaş
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2014'ten bu yana çatışmalarda 377 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşıyor.
Son haftalarda ABD'nin Yemen'deki Husilere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırması ve İran'ın bölgedeki vekil güçleri üzerindeki etkisini artırması, taraflar arasındaki çatışmaları yeniden alevlendirdi. Husiler, Marib bölgesinde hükümet güçlerine karşı büyük bir saldırı başlatırken, Suudi Arabistan'ın güney sınırındaki askeri noktalara yönelik saldırıları da sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD-İran Rekabeti Yemen'de Kızışıyor
Yemen'deki son gelişmeler, ABD ile İran arasındaki bölgesel rekabetin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD, Husileri İran'ın en önemli vekil güçlerinden biri olarak görürken, İran da Husilere askeri ve lojistik destek sağlıyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, ABD'nin Körfez'deki müttefiklerine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar, küresel deniz ticaretini tehdit eder hale geldi.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, çatışmaların yeniden yoğunlaşmasının barış çabalarını baltaladığını belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. Ancak Husilerin ateşkes koşullarını reddetmesi ve askeri hedeflerine devam etmesi, kısa vadede barış umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki ticari çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın küresel tedarik zincirlerine ve enerji fiyatlarına etkisi konusunda endişeli. Ayrıca Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerilimin artması, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle kurduğu ekonomik ve diplomatik ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Ankara, Yemen'de kalıcı ateşkes ve siyasi çözüm için BM nezdinde yürütülen çabaları destekliyor.