Yemen hükümetine bağlı güçler, başkent Sanaa’daki uluslararası havalimanına düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenirken, saldırının amacının İran yapımı uçakların havalimanına inişini engellemek olduğunu açıkladı. Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre hükümet sözcüsü Erfan Züreyka, Husilerin kontrolündeki havalimanına yönelik operasyonun, İran’ın bölgedeki nüfuzunu artırma girişimlerine karşı bir tedbir olarak planlandığını ifade etti. Züreyka, saldırıda sivil kayıp yaşanmadığını ancak pistte hasar oluştuğunu belirtti. Saldırı, İran’a ait olduğu iddia edilen bir kargo uçağının Sanaa’ya inmeye hazırlandığı sırada gerçekleşti. Yemen hükümeti, bu uçağın Husilere silah ve mühimmat taşıdığını ileri sürdü.
Gelişmenin arka planı: İran-Husi bağlantısı
Yemen’de yıllardır süren iç savaşta hükümet güçleri, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon tarafından desteklenirken, Husilerin İran tarafından silah ve lojistik olarak desteklendiği biliniyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurlar, Husilere balistik füze, insansız hava aracı ve patlayıcı madde temin ediyor. Sanaa Havalimanı, 2015’ten beri Husilerin kontrolünde ve uluslararası uçuşlara kapalı olmasına rağmen, İran’a ait kargo uçaklarının iniş yaptığı iddia ediliyor. Yemen hükümeti, havalimanının askeri amaçlarla kullanıldığını ve bu nedenle stratejik bir hedef haline geldiğini savunuyor. Öte yandan Husiler, saldırıyı kınayarak havalimanının sivil kullanımı yeniden açmak için hazırlandığını ve saldırının barış çabalarını baltaladığını öne sürdü.
Bölgesel ve küresel boyut: Suudi Arabistan ve İran rekabeti
Bu saldırı, Yemen’deki çatışmanın bölgesel boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) desteklediği Yemen hükümeti, Tahran yönetimini Yemen’de istikrarsızlık yaratmakla suçlarken, İran bu iddiaları reddediyor. Suudi Arabistan, İran’ın Yemen’deki varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor ve bu nedenle hükümet güçlerine askeri ve mali destek sağlıyor. ABD de İran’ı Yemen’deki faaliyetleri nedeniyle eleştiriyor ve Husilere yönelik yaptırımları sürdürüyor. Son aylarda Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda ateşkes görüşmeleri yapılsa da taraflar arasındaki güvensizlik devam ediyor. Havalimanı saldırısı, barış sürecini tehlikeye atabilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor. İran’ın bölgedeki nüfuzunu kırmak isteyen koalisyon güçleri, Husilerin lojistik kanallarını kesmek için operasyonlarına devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde başından beri diplomatik çözümü desteklemiş ve tarafları diyaloga çağırmıştır. Ankara, Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyona tam olarak katılmamış, ancak iki ülkeyle de ilişkilerini dengelemeye çalışmıştır. İran ile ilişkilerde zaman zaman gerginlikler yaşansa da Türkiye, Tahran ile enerji ve ticaret alanında işbirliğini sürdürmektedir. Sanaa Havalimanı saldırısı, Umman Körfezi ve Babü'l Mendeb Boğazı’na yakın bir noktada gerçekleştiği için, küresel enerji ticaret yollarının güvenliği açısından Türkiye’yi de ilgilendirmektedir. Bu tür askeri müdahaleler, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki deniz ticaretini etkileyebilir ve Türkiye’nin bu bölgelerle yaptığı ticareti tehdit edebilir. Ayrıca, Yemen’deki istikrarsızlık, bölgede etkili olan terör örgütlerinin güçlenmesine zemin hazırlayarak Türkiye’nin güvenliğine dolaylı yoldan tehdit oluşturabilir.