Yemen hükümetine bağlı askeri kaynaklar, ülkenin batısındaki Hudeyde vilayetinde Husilere karşı yürütülen operasyonlarda sekiz isyancının etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Çatışmaların, ateşkes anlaşmasının ardından tansiyonun yüksek olduğu bölgede yaşandığı belirtiliyor. Yemen hükümet güçleri, Husilerin mevzilerine yönelik topçu ve roket atışları düzenlerken, Husilerin de karşı saldırılarla yanıt verdiği aktarılıyor. Olay, ülkede kalıcı barış umutlarını zayıflatırken, Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğundaki ateşkesin kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Hudeyde'de Çatışmalar Sürüyor
Yemen hükümetine bağlı askeri kaynaklar, Hudeyde ilinin güneyindeki Tuhayta ve Beytülfakih ilçelerinde saatlerce süren çatışmaların ardından sekiz Husi savaşçısının öldürüldüğünü açıkladı. Kaynaklara göre hükümet güçleri, Husilerin mevzilerini hedef alan operasyonlarda önemli miktarda cephane ve askeri teçhizat ele geçirdi. Husilerden ise bu iddiaya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi. Çatışmaların şiddeti, bölgede yaşayan sivillerin güvenliğini de tehdit ediyor. BM insani yardım kuruluşları, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde on binlerce sivilin yerinden edildiğini ve insani durumun kötüleştiğini rapor ediyor.
BM Ateşkesi Kırılgan Durumda
İki taraf arasında 2022 yılında BM arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes, büyük ölçüde korunuyor ancak periyodik olarak ihlal ediliyor. Husilerin Hudeyde limanından ve stratejik mevzilerden çekilmesini öngören Stockholm Anlaşması'nın uygulanmasında ilerleme kaydedilememiş olması, çatışmaların yeniden alevlenme riskini artırıyor. Yemen hükümeti, Husileri ateşkesi ihlal etmek ve BM kararlarını uygulamamakla suçluyor. Husiler ise hükümet güçlerinin kendilerine yönelik saldırılarını sürdürdüğünü savunuyor. Bu karşılıklı suçlamalar, barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflara diyaloğu yeniden başlatmaları ve ateşkese tam olarak uymaları çağrısında bulunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yemen'deki çatışmalar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteğini alan hükümet güçleri ile İran'a yakınlığıyla bilinen Husiler arasında sürüyor. İran'ın Husilere askeri ve lojistik destek sağladığı iddiaları, bölgesel güç mücadelesini derinleştiriyor. Kızıldeniz'deki nakliye güvenliğini tehdit eden saldırılar, küresel ticaret rotalarını da etkiliyor. BM'ye göre, Yemen dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sahne oluyor; nüfusun büyük bir kısmı açlık ve hastalıklarla karşı karşıya. Çatışmaların sona ermesi için uluslararası toplumun baskısı artıyor, ancak taraflar arasındaki güven eksikliği kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarlarını ve enerji güvenliğini doğrudan etkileyebilecek bir istikrarsızlık unsuru oluşturuyor. Ankara, Suudi Arabistan ile Yemen'de barışın tesisi için diplomatik girişimlerde bulunurken, bölgede kalıcı istikrarın sağlanması Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer alıyor. Türkiye, BM nezdinde yürütülen barış çabalarını desteklemekle birlikte, krizin komşu ülkelere sıçraması ve göç dalgalarına yol açması ihtimaline karşı da tedbirli olmak durumundadır. Bu bağlamda, Yemen'deki gelişmeler Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki rolünü ve insani yardım faaliyetlerini de yakından ilgilendirmektedir.