Hong Kong'da ilkokul öğrencileri arasında çevrimiçi oyun bağımlılığı endişe verici boyutlara ulaştı. Yedi yaşındaki çocukların bile bağımlılık tedavisi için yönlendirildiği belirtilirken, yardım taleplerinin giderek daha küçük yaş gruplarını kapsadığı açıklandı. Bu gelişme, Hong Kong'da düzenlenen bir dijital alışkanlıklar çalıştayında gündeme geldi. Sunshine Lutheran Center sorumlusu Crystal Leung Chui-yee, merkezlerine başvuranların yaş ortalamasının hızla düştüğünü ve bu durumun bir nesil krizi sinyali verdiğini ifade etti.
Gelişmenin arka planı: Küçük yaşta dijital bağımlılık
Hong Kong'da faaliyet gösteren Sunshine Lutheran Center, oyun bağımlılığı konusunda danışmanlık hizmeti veren önde gelen kurumlardan biri. Merkezin verilerine göre, bağımlılık tedavisi için başvuran en genç danışanların yaşı yediye kadar düştü. Crystal Leung, özellikle pandemi döneminde uzaktan eğitim ve evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte çocukların dijital oyunlara maruz kalma süresinin ciddi şekilde arttığını belirtti. Ailelerin çocuklarının kontrolsüz oyun oynama alışkanlıkları nedeniyle çaresiz kaldığını ve yardım arayışına girdiğini ifade eden Leung, bu durumun sadece Hong Kong'a özgü olmadığını, küresel bir sorun haline geldiğini vurguladı.
Uzmanlara göre, çevrimiçi oyunların bağımlılık yapıcı mekanizmaları, çocukların henüz gelişmekte olan beyin yapıları üzerinde derin etkiler bırakıyor. Özellikle ödül sistemini manipüle eden oyunlar, çocuklarda dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları ve sosyal izolasyona yol açıyor. Hong Kong Eğitim Bakanlığı da konuyla ilgili farkındalığı artırmak için okullarda dijital okuryazarlık programları başlattı.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya'da yaygınlaşan tehdit
Hong Kong'da yaşanan bu gelişme, Asya genelinde çocuklarda oyun bağımlılığının yaygınlaştığına dair sinyaller veriyor. Güney Kore ve Çin, bu sorunla mücadele için yasal düzenlemelere giden ülkeler arasında. Çin, 18 yaş altına haftada sadece üç saat oyun izni veren bir sistem uygularken, Güney Kore'de bağımlılık tedavi merkezleri yaygınlaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2018 yılında oyun bağımlılığını bir akıl sağlığı bozukluğu olarak sınıflandırdı. Ancak uzmanlar, önleme çalışmalarının tedaviden daha etkili olduğunu ve ebeveynlerin çocuklarının dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesi gerektiğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir eğilim gözlemleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 45'i düzenli olarak dijital oyun oynuyor. Pandemi sonrası artan ekran süreleri, bağımlılık riskini beraberinde getiriyor. Türkiye'nin Asya'daki bu gelişmeleri yakından takip etmesi, özellikle dijital okuryazarlık politikaları geliştirmesi önem taşıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu konuda farkındalık kampanyaları yürütmesi, okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve gerekirse yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, Türkiye'nin bu küresel soruna karşı proaktif bir pozisyon almasını sağlayabilir.