Çin’in üst düzey istihbarat teşkilatı, Nisan ayı sonunda yaptığı bir açıklamada, “yatay uzanma” (tang ping) kavramının yabancı güçler tarafından silah haline getirildiğini ve gençlerin “çabalama inancını” zayıflatarak toplumsal değerleri baltalamayı hedeflediğini öne sürdü. Birkaç yıl öncesine kadar marjinal bir altkültür olarak görülen bu yaşam tarzı, son beş yılda hızla büyüyerek Çin’de ve Asya’nın diğer bölgelerinde ana akım bir fenomene dönüştü.
‘Yatay Uzanma’ Nedir ve Nasıl Yaygınlaştı?
“Yatay uzanma”, özellikle gençler arasında yaygınlaşan, sıkı çalışma ve tüketim odaklı yaşam tarzını reddederek minimal bir hayat sürmeyi tercih eden bir harekettir. Terim ilk kez 2021 yılında Çinli bir internet kullanıcısının “yatarak hayatımı geçirebilirim” ifadesiyle popülerleşti. O tarihten bu yana hareket, işsizlik, yüksek konut fiyatları ve yoğun rekabet gibi baskılara karşı bir başkaldırı olarak kitaplara, podcast’lere ve sosyal medya kampanyalarına konu oldu. Çin’de bu akım, özellikle 996 çalışma sistemine (sabah 9’dan akşam 9’a, haftada 6 gün) karşı bir tepki olarak görülüyor. Ancak benzer eğilimler Güney Kore, Japonya ve Tayvan’da da kaydediliyor. Güney Kore’de “N-po kuşağı” (birçok şeyden vazgeçen) ve Japonya’da “gömülü gençlik” gibi paralel hareketler mevcut.
Pekin’in Endişeleri ve Bölgesel Yansımalar
Çin Devlet Güvenliği Bakanlığı’nın bu açıklamasına göre, “yabancı güçler” yatay uzanma fikrini kasıtlı olarak yayarak Çinli gençlerin üretkenliğini düşürmeyi ve toplumsal uyumu bozmayı amaçlıyor. Resmi hesaplar bu akımı “tembellik” olarak damgalamış olsa da, bağımsız analistler hareketin aslında ekonomik durgunluk ve genç işsizliği gibi somut sorunlara verilen bir yanıt olduğuna dikkat çekiyor. Benzer kaygılar diğer Asya ülkelerinde de görülüyor: Güney Kore’de gençlerin evlenmekten ve çocuk sahibi olmaktan vazgeçişi, Japonya’da ise değişim toplumu ve hikikomori (sosyal izolasyon) olgusu hükümetleri harekete geçirmiş durumda. Bölgede bu yaşam tarzı tercihleri, demografik gerileme ve işgücü piyasasında daralma gibi uzun vadeli etkiler yaratıyor. Çin’de 2023’te genç işsizliği %20’nin üzerine çıkmış, bu da yatay uzanma olgusunu körüklemişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’deki “yatay uzanma” akımı doğrudan Türkiye’yi etkilemese de, küresel gençlik eğilimlerine dair önemli ipuçları veriyor. Türkiye’de de yüksek işsizlik, artan konut maliyetleri ve yaşam pahalılığı benzer bir “hayattan vazgeçme” duygusunu besleyebilir. Çin’deki deneyim, devletin bu tür hareketleri bastırmaya çalışmasının aksine, gençlerin sosyal ve ekonomik sorunlarına yapıcı çözümler üretilmesi gerektiğini gösteriyor. Türk hükümetleri, bu akımın büyümesini önlemek için istihdam politikalarını gözden geçirmeli ve gençlerin beklentilerini karşılayacak adımlar atmalıdır.