Bir dizi uluslararası insan hakları örgütü, yapay zeka (YZ) teknolojilerinin askeri alanda kullanımının derhal durdurulması çağrısında bulundu. Middle East Eye'nin haberine göre, 40'tan fazla sivil toplum kuruluşu, otonom silah sistemlerinin ve yapay zeka destekli askeri karar alma mekanizmalarının sivil kayıplara yol açabileceği, uluslararası insancıl hukuku ihlal edebileceği gerekçesiyle acil bir moratoryum talep ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Örgütlerin ortak bildirisinde, yapay zekanın savaş alanında kullanımının öngörülemeyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle sivil hedefleri askeri hedeflerden ayırt etme yeteneği sınırlı olan otonom sistemlerin, insan kontrolü olmaksızın saldırı kararları almasının etik ve hukuki sorunlar yarattığı vurgulanıyor. Bildiride, Birleşmiş Milletler bünyesinde 2014'ten beri süren müzakerelere rağmen bağlayıcı bir anlaşmanın imzalanamadığı hatırlatılıyor. Çağrıya imza atan kuruluşlar arasında Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Article 19 gibi tanınmış oluşumlar yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Askeri yapay zeka teknolojileri, özellikle Orta Doğu'da İsrail ve İran gibi ülkeler tarafından aktif olarak geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. İsrail'in Gazze'de kullandığı yapay zeka destekli hedefleme sistemlerinin sivil kayıpları artırdığı yönünde raporlar bulunuyor. İran da drone ve füze sistemlerinde yapay zekayı entegre etmeye çalışıyor. Küresel ölçekte ise ABD, Çin ve Rusya arasında bir yapay zeka silahlanma yarışı yaşanıyor. Uzmanlar, bu teknolojilerin kontrolsüz yayılmasının bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceği ve yeni bir silahlanma döngüsü başlatabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savunma sanayiinde yapay zeka çözümlerine yatırım yapan ülkeler arasında yer almaktadır. Bayraktar TB2 gibi insansız hava araçlarında yapay zeka unsurları kullanılmakla birlikte, otonom silah sistemleri konusunda henüz net bir yasal çerçeve oluşturulmamıştır. Bu küresel çağrı, Türkiye'nin insancıl hukuka uygun, denetlenebilir yapay zeka sistemleri geliştirmesi ve uluslararası düzenlemelere uyum sağlaması açısından bir fırsat penceresi sunmaktadır. Ayrıca NATO üyesi olarak, ittifak içinde yapay zeka etiği konusunda ortak bir duruş belirlenmesi sürecine katkıda bulunması beklenebilir.