Bireysel hisse senetlerindeki sert dalgalanmalar, yapay zekâ kaynaklı coşku ve korkunun, çöken tahvil piyasasının ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hedge fon yöneticilerinin uzun süredir tercih ettiği bir strateji olan 'dispersion trade' yeniden canlandı. Bu strateji, hisse senetleri arasındaki getiri farklılıklarından kâr elde etmeyi amaçlıyor ve piyasa oynaklığının arttığı dönemlerde cazip hale geliyor.
Dispersion Trade Nedir ve Neden Şimdi Parlıyor?
Dispersion trade, hedge fonların endeks opsiyonları satıp bireysel hisse opsiyonları alarak veya tam tersini yaparak, hisse senetleri arasındaki korelasyonun düşük olduğu ortamlarda kâr etmeyi hedefleyen bir stratejidir. Normalde hisse senetleri endeksle birlikte hareket ederken, bu strateji hisselerin birbirinden bağımsız hareket ettiği durumlarda kazanç sağlar. 2024 yılında yapay zekâ temalı hisselerdeki aşırı iyimserlik ve jeopolitik riskler, bu bağımsız hareketleri artırdı.
Özellikle Nvidia, Microsoft, Google gibi teknoloji devlerinin hisseleri yapay zekâ haberleriyle roketlerken, geleneksel sektör hisseleri jeopolitik gerilimler ve tahvil faizlerindeki yükselişten olumsuz etkilendi. Bu ayrışma, dispersion stratejisi uygulayan fonlara geniş kâr marjı sundu. Tahvil piyasasındaki çalkantı, özellikle ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 5%'e yaklaşması, hisse senedi değerlemelerini baskılarken, yapay zekâ hisseleri bu baskıya direndi.
Jeopolitik drama da bu tabloyu güçlendirdi: Orta Doğu'daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin-Tayvan gerilimi, enerji ve savunma hisselerinde oynaklığı artırdı. Petrol fiyatlarındaki ani sıçramalar, enerji şirketleri ile diğer sektörler arasındaki korelasyonu zayıflattı. Hedge fon yöneticileri, bu ortamda dispersion trade'in risk-getiri profilinin oldukça cazip olduğunu belirtiyor.
Küresel Piyasalar ve Fon Akımları
Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi yatırım bankalarının prime brokerage verilerine göre, 2024'ün ilk çeyreğinde dispersion trade pozisyonları rekor seviyeye ulaştı. Özellikle çok stratejili hedge fonlar, bu trade'e yönelik ilgiyi artırdı. Piyasa analistleri, yapay zekâ devriminin hisse senedi seçimini her zamankinden daha önemli hale getirdiğini vurguluyor. Örneğin, yapay zekâdan kazançlı çıkan şirketler ile bu dönüşümden olumsuz etkilenenler arasındaki uçurum, dispersion trade'in temelini oluşturuyor.
Ancak strateji risksiz değil. Eğer piyasa oynaklığı azalır ve hisse senetleri yeniden endeksle yüksek korelasyon gösterirse, dispersion trade ciddi kayıplar verebilir. Ayrıca, merkez bankalarının faiz indirimine gitmesi durumunda tahvil piyasası sakinleşebilir ve jeopolitik riskler hafifleyebilir. Yine de şu anki konjonktürde, enflasyonun inatçı seyri ve jeopolitik belirsizlikler, oynaklığın bir süre daha yüksek kalacağına işaret ediyor.
Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar da bu küresel dalgadan etkileniyor. Yabancı yatırımcıların risk iştahı, gelişmiş piyasalardaki dispersion trade performansına bağlı olarak şekilleniyor. Eğer bu strateji yüksek getiri sağlarsa, küresel fonlar gelişmekte olan piyasalara daha fazla sermaye ayırabilir; ancak tersi durumda riskten kaçış hızlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel hedge fonların dispersion trade'e yönelmesi, Türkiye gibi yüksek oynaklığa sahip gelişmekte olan piyasalar için iki yönlü bir etki yaratıyor. Bir yandan, artan risk iştahı Türk varlıklarına kısa vadeli sermaye girişini destekleyebilir; diğer yandan, bu stratejinin yüksek kaldıraçlı yapısı, küresel piyasalarda ani bir oynaklık artışında Türkiye'den hızlı çıkışları tetikleyebilir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını doğrudan etkileyerek cari açık ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Jeopolitik gerilimlerin enerji arz güvenliğini tehdit etmesi, Türkiye'nin enerji politikalarını daha da kritik hale getiriyor. Bu nedenle, Türk ekonomisi için dispersion trade kaynaklı sermaye akımlarının istikrarlı değil, oynak olduğu unutulmamalı.