Güney Kore, bu yılın büyük bölümünde küresel yapay zeka ticaretinin parlayan yıldızıydı. Ancak şimdi, neredeyse her ölçütte, 4,3 trilyon dolarlık borsası yatırımcılar nezdinde hızla önemini yitiriyor. Yabancı yatırımcıların çıkışı ve teknoloji hisselerindeki sert düşüş, ülkenin sermaye piyasalarını zor bir döneme soktu.
Yapay Zeka Rüzgarı Neden Tersine Döndü?
Güney Kore, 2024 yılının ilk aylarında yapay zeka devriminin en büyük kazananlarından biri olarak görülüyordu. Samsung Electronics ve SK Hynix gibi çip üreticileri, yapay zeka sunucuları için yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) talebindeki patlamayla birlikte hisse fiyatlarını rekor seviyelere taşımıştı. KOSPI endeksi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 10'un üzerinde değer kazanarak Asya'nın en iyi performans gösteren borsalarından biri olmuştu. Ancak bu ivme sürdürülemedi. Küresel ekonomik yavaşlama endişeleri, ABD'deki faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ve yapay zeka yatırımlarının getirilerine ilişkin soru işaretleri, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Özellikle yabancı yatırımcılar, Kore piyasasından çıkış yaparak daha güvenli limanlara yöneldi. Kore Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne başlamasına rağmen, sermaye çıkışı durdurulamadı.
Piyasa uzmanlarına göre, Kore borsasının karşı karşıya olduğu sorunlar yapısal nitelikte. Ülke, yapay zeka değer zincirinde daha çok donanım tarafında konumlanıyor; yazılım ve hizmetler tarafında ise ABD'li şirketlerin gerisinde. Bu durum, yapay zeka ticaretindeki dalgalanmalara karşı Kore piyasasını daha kırılgan hale getiriyor. Ayrıca, iç siyasi belirsizlikler ve düzenleyici baskılar da yatırımcı güvenini sarsan diğer etkenler arasında. Hükümetin "Kore Diskontu" olarak bilinen ve şirketlerin düşük değerlenmesine yol açan yönetişim sorunlarını çözme çabaları ise henüz meyve vermedi.
Öte yandan, Kore'nin yarı iletken ihracatı hala güçlü seyrediyor. Ancak bu, borsa yatırımcılarının ilgisini çekmeye yetmiyor. Zira yatırımcılar, yapay zeka harcamalarının zirveye ulaştığına ve önümüzdeki dönemde yavaşlayacağına dair sinyaller alıyor. Nvidia'nın gelir artış hızındaki yavaşlama ve büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını gözden geçirmesi, tedarik zincirindeki Koreli şirketler için risk oluşturuyor. Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi yatırım bankaları, Kore hisseleri için tavsiyelerini düşürürken, yerel kurumsal yatırımcılar da temkinli bir duruş sergiliyor.
Küresel Yansımalar ve Asya'nın Konumu
Güney Kore borsasındaki erime, küresel yapay zeka ticaretinin genel seyri açısından da önemli bir gösterge. Dünya genelinde yapay zeka odaklı hisseler, 2023'teki muazzam ralli sonrası dalgalı bir seyir izliyor. ABD'de Nasdaq endeksi rekor seviyelerde tutunmaya çalışırken, Asya'da Tayvan ve Japonya gibi diğer çip üreticisi ülkeler de benzer baskılarla karşılaşıyor. Ancak Kore'nin durumu, yabancı yatırımcıların çıkışının hızı nedeniyle daha kritik. Sermaye akımlarındaki bu tersine dönüş, gelişmekte olan piyasalar için de uyarı niteliğinde. Özellikle yüksek montanlı teknoloji ihracatçısı ülkeler, küresel yapay zeka yatırımlarındaki yavaşlamadan olumsuz etkilenebilir.
Uzmanlar, Kore hükümetinin piyasayı canlandırmak için attığı adımların yetersiz kaldığını belirtiyor. Şirket değerleme programı ve vergi teşvikleri, yabancı yatırımcıyı geri getirmekte başarısız oldu. Bunun yerine, yapısal reformların hızlandırılması ve yönetişim standartlarının yükseltilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Kore borsası "yapay zeka balonu" endişelerinin gölgesinde alıcı bulmakta zorlanmaya devam edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore borsasındaki dalgalanma, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da küresel teknoloji yatırımlarındaki yavaşlamanın bir göstergesi olarak Türk ekonomisi için dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, yapay zeka ve yarı iletken tedarik zincirinde henüz önemli bir oyuncu değil; ancak küresel ticaretin yavaşlaması, ihracat pazarlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle AB ve ABD'deki teknoloji harcamalarındaki düşüş, Türk ihracatçılarının siparişlerini azaltabilir. Ayrıca, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı, Türkiye gibi ülkelerin dış finansman maliyetlerini artırabilir. Yine de Türkiye'nin görece düşük teknoloji yoğun ihracat yapısı, doğrudan bir yapay zeka balonu riskini sınırlıyor. Yine de Kore örneği, yatırımcı güveninin ne kadar hızlı değişebileceğini gösteriyor; Türkiye'nin makroekonomik istikrarı koruması ve yapısal reformları sürdürmesi kritik.