Asya-Pasifik bölgesi, yapay zeka (YZ) teknolojilerinin benimsenmesinde küresel bir merkez haline gelirken, bu dönüşümün bölgedeki 2 milyar işçinin fiilen çalıştığı ekonomik alanlara ne ölçüde yayıldığı tartışma konusu. Son yıllarda Singapur, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler YZ yatırımlarında patlama yaşarken, bu teknolojilerin tarım, inşaat ve perakende gibi emek yoğun sektörlerdeki etkisi sınırlı kalıyor. Uzmanlar, YZ'nin üretkenlik vaadinin, bölgedeki işgücünün büyük kısmının kayıt dışı veya düşük vasıflı işlerde çalıştığı gerçeğiyle çeliştiğini belirtiyor.
YZ'nin Yaygınlaşması ve İstihdamın Gerçekleri
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre Asya-Pasifik, dünyadaki toplam işgücünün yüzde 60'ından fazlasını barındırıyor. Ancak bu işgücünün yaklaşık yüzde 70'i hizmet sektörü ve tarımda istihdam ediliyor. YZ uygulamaları ise daha çok finans, teknoloji ve imalat gibi yüksek katma değerli alanlarda yoğunlaşıyor. Örneğin, Hindistan'da YZ tabanlı müşteri hizmetleri çözümleri yaygınlaşırken, ülkedeki işlerin yalnızca yüzde 15'i bu tür teknolojilerden doğrudan etkileniyor. Benzer şekilde, Çin'de akıllı fabrikalar ve otonom araçlar büyük yatırımlar alsa da, kırsal kesimdeki 300 milyon çiftçi bu gelişmelerin dışında kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya Kalkınma Bankası (ADB) raporları, YZ'nin bölgedeki GSYİH büyümesine yıllık 1-2 puan katkı sağlayabileceğini öngörüyor. Ancak bu büyümenin eşitsiz dağılma riski bulunuyor. Singapur gibi küçük ve yüksek teknoloji odaklı ekonomiler YZ'den en fazla faydayı sağlarken, Myanmar veya Laos gibi ülkeler teknolojik altyapı eksikliği nedeniyle geride kalıyor. Öte yandan, Malezya ve Vietnam gibi ülkeler, YZ destekli tarım ve lojistik projeleriyle farklı bir model deniyor. Bu projeler, işe alım süreçlerinde YZ kullanımı veya tedarik zinciri optimizasyonu gibi alanlarda somut sonuçlar verse de, genel istihdam üzerindeki etkisi henüz sınırlı. Küresel düzeyde, Asya-Pasifik'in YZ benimseme hızı, teknoloji devleri ve start-up'ların ilgisine rağmen, işgücünün yapısal dönüşümü için yeterli olmadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya-Pasifik'teki bu dengesiz YZ dönüşümü, Türkiye için önemli dersler barındırıyor. Türkiye'nin de benzer bir yapısal sorunu var: YZ yatırımları büyük şehirlerde ve teknoloji yoğun sektörlerde yoğunlaşırken, tarım ve KOBİ'lerde dönüşüm yavaş ilerliyor. Bu bölgedeki deneyim, Türkiye'nin teknoloji politikalarını yalnızca ileri sanayiye değil, aynı zamanda emek yoğun sektörlere de yayması gerektiğini gösteriyor. Aksi takdirde, YZ'nin üretkenlik artışı yerine işsizlik ve eşitsizlik yaratma riski Türkiye için de geçerli olacak. Ayrıca, Asya-Pasifik'teki şirketlerin YZ entegrasyonunda karşılaştığı işgücü eğitimi ve altyapı sorunları, Türkiye'nin teknoloji hamlesinde dikkate alması gereken uyarı işaretleri sunuyor.