ABD'de on milyonlarca çalışan, temel düzeyde okuma ve yazma becerisine sahip olmadığı halde, yapay zeka (AI) tabanlı araçlar sayesinde bu durum işverenler ve kamuoyu tarafından fark edilmiyor. Axios'un haberine göre, ülkede yaklaşık 130 milyon yetişkin, günlük yaşam için gerekli olan okuma-yazma seviyesinin altında performans gösteriyor. Bu durum, işgücü verimliliğini ve sosyal eşitliği tehdit ederken, AI sistemlerinin otomatik düzeltme, metin özetleme ve sesli komut gibi özellikleri, çalışanların okuma yazma eksikliğini telafi etmelerine olanak tanıyor. Ancak uzmanlar, bu teknolojinin sorunu çözmek yerine maskelediği uyarısında bulunuyor.
Okuma yazma krizinin boyutları
Ulusal Yetişkin Okuryazarlığı Değerlendirmesi'ne göre, ABD'de yetişkinlerin yüzde 21'i (yaklaşık 43 milyon kişi) en düşük okuryazarlık seviyesinde bulunuyor. Bu kişiler, basit bir ilanı okuyamıyor, bir formu dolduramıyor ya da bir çocuğa reçete talimatlarını anlatamıyor. Bir üst seviyede ise 50 milyon kişi daha yer alıyor. Toplamda 130 milyon yetişkin, iş ilanlarını anlama, e-posta yazma veya teknik dokümanları takip etme gibi temel işlevlerde zorlanıyor. Bu durum, ABD'nin eğitim sistemindeki yapısal sorunları ve sosyoekonomik eşitsizlikleri gözler önüne seriyor. Özellikle düşük gelirli bölgelerde ve azınlık topluluklarında okuryazarlık oranları daha düşük seyrediyor.
Yapay zeka: çözüm mü, maske mi?
İşverenler, çalışanların okuma yazma becerilerini test etmek için nadiren adım atıyor. Bunun yerine, AI tabanlı araçlar giderek daha fazla kullanılıyor. Örneğin, müşteri hizmetleri temsilcileri, yazılı yanıtları otomatik olarak oluşturan sistemler kullanıyor. Depo çalışanları, sesli komutlarla yönlendiriliyor. Beyaz yakalılarda ise Grammarly, ChatGPT gibi yazma asistanları yaygınlaşıyor. Bu araçlar, çalışanların işlerini yapmasını sağlarken, altta yatan okuma yazma sorununu çözmüyor. Uzmanlar, yapay zekanın okuryazarlık krizini "gizlediğini" ve uzun vadede işgücü kalitesini düşürebileceğini belirtiyor. Ayrıca, teknolojiye bağımlılık arttıkça, çalışanların temel becerileri daha da körelebilir. Şirketler, okuma yazma eğitimi yerine AI araçlarına yatırım yapmayı tercih ediyor; bu da kısa vadede verimlilik sağlarken uzun vadede yetenek açığını derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir okuryazarlık sorunu bulunuyor. OECD verilerine göre, Türk yetişkinlerin önemli bir kısmı temel okuma ve yazma becerilerinde uluslararası ortalamanın altında. Bu haber, yapay zeka araçlarının eğitimsiz işgücünü gizleme riskine dikkat çekiyor. Türkiye'de de işverenler, yapay zeka çözümlerine yönelirken, altta yatan eğitim sorunlarını göz ardı edebilir. Bu durum, uluslararası rekabet gücünü zayıflatabilir. Türkiye'nin, AI araçlarını eğitim politikalarıyla bütünleştirmesi ve okuryazarlık seviyesini yükseltmek için yapısal reformlar yapması önem taşıyor.